Arslan ÖZDEMİR

Arslan ÖZDEMİR

Bu bir yenilgi değil: Amedspor’a karşı organize işler

Bu bir yenilgi değil: Amedspor’a karşı organize işler

“Kaybetsen de bizimsin, kazansan da zaten bizdin.”

Amedspor’un Bandırma spor karşısında aldığı mağlubiyetin ardından yükselen “istifa” sesleri, gerçeği örtmeye çalışan yüzeysel tepkilerden başka bir şey değildir. Çünkü bu karşılaşma, sahadaki 90 dakikadan ibaret değildi. Bu maç, Türkiye’de sporun nasıl siyasallaştırıldığının ve bazı takımlar üzerinden nasıl bir baskı mekanizması kurulduğunun açık bir göstergesiydi.

Tribünlerde Andımız ile başlayan, “Ne Mutlu Türküm Diyene” sloganlarıyla devam eden atmosfer; bir futbol karşılaşmasından çok, kimlikler üzerinden kurulan bir gerilim hattına dönüştürüldü. Leyla Zana’ya edilen küfürler, Amedspor yönetimine yöneltilen hakaretler ve bilinçli şekilde tırmandırılan bu dil, sadece bir takımı değil, bir halkın değerlerini hedef aldı. Bu tablo karşısında sessiz kalanlar da en az bunu yapanlar kadar sorumludur.

Sahaya döndüğümüzde ise adalet duygusunu zedeleyen kararlar zinciriyle karşılaşıyoruz. Kalenin içinden çıkarılan topun yok sayılması, sarı kart sınırında bile tartışmalı olan bir pozisyonun VAR müdahalesiyle kırmızı karta çevrilmesi ve ceza sahasında elle oynanan topun görmezden gelinmesi… Bunlar “hata” diye geçiştirilecek basit detaylar değildir. Bunlar, bir takımın kaderine doğrudan etki eden, sistematik bir bakış açısının yansımalarıdır.

Şimdi çıkıp “yönetim istifa”, “Mesut Bakkal istifa” demek kolaydır. Ama gerçeklerle yüzleşmeden yapılan her eleştiri, bu adaletsiz düzenin değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramaz. Sorun yalnızca teknik heyet ya da yönetim değildir. Sorun, Amedspor söz konusu olduğunda değişen standartlar, görmezden gelinen hatalar ve bilinçli olarak yaratılan baskı ortamıdır.

Sezon boyunca yaşananlar artık tesadüflerle açıklanamaz. Bu takımın önünün kesilmek istendiği, Süper Lig yolunda yalnız bırakıldığı açıkça ortadadır. Ama tüm bunlara rağmen Amedspor hâlâ ayakta, hâlâ iddialı ve hâlâ mücadele ediyor. Önünde iki maç var ve bu hikâye henüz bitmedi.

Herkes şunu iyi bilsin:

Amedspor bazı takımlar gibi bir “proje takım” değildir.

Amedspor, bu halkın içinden doğmuş, bu halkın sesi olmuş bir takımdır.

Bu yüzden Amedspor’a yönelen her saldırı, sadece sahadaki 11 oyuncuya değil; milyonların aidiyetine yöneliktir. Ve bu aidiyet ne hakem kararlarıyla ne tribün provokasyonlarıyla ne de masa başı hesaplarla yok edilemez.

Bugün yapılması gereken; içeriden birbirimizi yıpratmak değil, daha güçlü kenetlenmektir. Sabırla, inatla ve kararlılıkla bu süreci sahiplenmektir. Çünkü bu takım yalnızca puan için değil, onur için mücadele ediyor.

Ve açıkça söylüyoruz:

Bu yol ne kadar zorlaştırılırsa zorlaştırılsın,

Amedspor o Süper Lig’e çıkacak.

Ama çıkmasa bile gerçek değişmeyecek:

Biz Amedspor ’uz.

Amedspor biziz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arslan ÖZDEMİR Arşivi