CECOT'a giden yargılama stili Türkiye’de uygulanmalı mı? Hukuki ve toplumsal yönleri ile CECOT
CECOT hapishanesi modeli, El Salvador’da organize suçlarla mücadele için kurulan ve aşırı güvenlikli, kitlesel tutuklamalarla suçluların tutulduğu bir cezaevi tipidir. Bu model, toplu tutuklama, çok yüksek güvenlik önlemleri, izolasyon gibi sert uygulamalarla dikkat çeker. Bu tarz bir sistemin Türkiye’de uygulanabilirliği ve hukuki temelleri, detaylıca incelenmesi gereken bir konudur.
-Sorun aslında iki ayrı düzlemde incelenmelidir.
1-) Türkiye’de bu sistem hukuken mümkün mü?
2-) Toplumsal ve hukuk devleti açısından uygulanmalı mı?
Önce “CECOT Sistemi nedir” Bu sistem Mart 2022'de çete şiddeti ve cinayet oranlarındaki ani artışa yanıt olarak ilan edilen bu uygulama, Yasama Meclisi tarafından defalarca uzatılarak günümüze kadar ulaşmıştır. El Salvador'da şu anda Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması devam etmektedir. İlan edilen Olağanüstü hal her ne kadar başlangıçta geçici bir önlem olarak düşünülmüş ise de EL SALVADOR’da meclis tarafından defalarca uzatılarak halen devam etmektedir.
-OHAL uygulaması kapsamında toplanma özgürlüğü kısıtlanmış, mahkeme kararı olmaksızın iletişimin izlenmesine izin verilmiş ve gözaltı süreleri uzatılmıştır. EL SALVADOR hükümetinin ‘’DEMİR YUMRUK’’ politikası kapsamında 80 BİN’DEN fazla kişi tutuklamış ve bu durum karşısında El Salvador dünyada nüfusuna oranla en yüksek hapsetme oranına sahip ülke konumuna ulaşmıştır. Bu sert önlemler sayesinde ülkede cinayet oranları rekor seviyede düşmüş ve El Salvador, Latin Amerika'nın en güvenli ülkelerinden biri olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Her ne kadar insan hakları örgütleri; keyfi gözaltılar, adil yargılanma hakkının ihlali ve cezaevlerindeki kötü koşullar nedeniyle Bukele hükümetini sert bir şekilde eleştirmekte ise de sokaklarda güvenliğin artması ve çeteler kapsamında yürütülen suç faaliyetlerinin yüksek seviyede azalması nedeniyle halkın %80-90 oranında bir kesimi uygulamayı desteklemektedir. Anayasal hakların askıya alındığı olağanüstü yönetim biçimi El Salvador'da halen yürürlüktedir.
CECOT’A Giden Yargılama Süreci ve CECOT Hapishanesinin İnfaz Modeli Nasıldır?
El Salvador’da bulunan bu hapishane yaklaşık 40.000 kapasiteli, aşırı yüksek güvenlikli ve kitlesel tutuklamalara dayalı bir mega hapishanedir. Bu sistem El Salvador ülkesinde özellikle çete üyelerini toplu şekilde ve uzun süreli tutmayı ve bu kapsamda suç oranlarının düşürülmesini, halkın çetelerden korunmasını ve çetelerin yok edilerek gerek hapishanede gerekse dışarıda tamamen yok edilmesini hedefler.
Süreci ve söz konusu oluşumun temel amacını açıkladıktan sonra söz konusu uygulamanın uluslararası hukuk yönünden sakıncalarını ve risklerini ele almak gerekirse ilan edilen Olağanüstü hal kapsamında on binlerce kişi yargılama olmadan TUTUKLANMIŞ olup birtakım uluslararası sivil toplum örgütleri ve hukuk örgütleri tarafından sistemde yaşanan insan hakları ihlalleri ve “hukukun askıya alınması” yönünde ağır eleştiriler yapılmıştır.
Türkiye’de CECOT Hapishanesi ve Cecot Yargılaması Modeli Hukuki olarak mümkün mü?
Mevcut Anayasal düzen içinde CECOT benzeri bir modelin hukuki temeller içerisinde uygulaması mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 19.Maddesi’nde yer alan Kişi Özgürlüğü ve Güvenliği Hakkı, 36.Madde’de ye alan Adil Yargılanma Hakkı ve Masumiyet karinesi başlıklı temel güvenceler bu sistemin uygulanmasına alt yapı tanımamaktadır. CECOT modelinde yer alan ‘’Toplu Tutuklamaların Hukuki Stili, Uzun Süre Devam Eden Tutuklu Yargılamaların İçeriği ve Bireysel değerlendirme yerine ‘’Varsayıma dayalı toplu grup suçluluğu” yaklaşımı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın özüne aykırıdır.
Türk Ceza Hukuku ve Ceza İnfaz Sistemi’ne Göre CECOT Modeli
-Türkiye’de Ceza Hukuku Sistemi CEZALARIN ŞAHSİLİĞİ İLKESİ, Suçta ve Cezada bireysel sorumluluk, asıl olan yargılama stilinin TUTUKSUZ yargılama hali olması, azami tutukluluk sürelerinin bulunması ve infaz süreçlerinin işleyişinin CECOT tarzında olmayışı yönünden CECOT hapishanesine giden yargılama yolları ve CECOT hapishanesindeki yaşam hakları ihlalleri yönünden işleyişi gereği hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na , hem , 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na hem 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a uygun değildir.
-Cecot hapishanesine giden yargılamaların usulünde BASİT ŞÜPHELER ÜZERİNE TOPLU TUTUKLAMALAR, TEMEL HAKLARI ÇOK AĞIR DÜZEYDE İHLAL EDECEK SEVİYEDE ÇOK AĞIR CEZAEVİ- HAPİSHANE ŞARTLARI (Aile ile görüş yasağı, avukatla görüş yasağı, yatakların yorgansız ve yastıksız olması, çok küçük alanlarda çok fazla kişinin kalması, televizyon ve kitap kullanım yasağına ve cezaevi içi konuşma yasaklarına kadar ağır sınırlandırmalar) yönleri nedeniyle bir çok yönü ile TEORİK yönden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Türkiye Cumhuriyet Anayasası’na aykırılıklar içermektedir.
-Türkiye’nin tarafı olduğu Uluslararası Sözleşmelerden doğan yükümlülükleri bakımından değerlendirme yapılacak olursa Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) tarafıdır. Yine Türkiye’de Anayasa’nın 90.Maddesi kapsamında uygun bulunan uluslararası insan hakları antlaşmaları- sözleşmeleri yasal yönden üst normdur ve uygulanması asıldır. Hal böyle olunca CECOT hapishane modeli ve bu sürece giden yargılama tarzlarının Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelere de aykırı olduğunu söylemek mümkündür.
-Cecot hapishanesine giden yolda benimsenen yargılama stilinde her ne kadar toplum memnuniyeti yönünden yüksek oranlara ve suç oranlarının azaltılması sonucuna ulaşılsa da keyfi tutuklamalar, işkenceler ve adil yargılanma haklarının ihlalleri ciddi oranda yaşanmaktadır.
-Her ne kadar EL SALVADOR Devleti’nde 2022 yılından bu yana defalarca uzatılan OHAL (OLAĞANÜSTÜ HAL) süreçleri kapsamında CECOT Hapishanesine giden yargılama süreçleri ve hapishanede tutuklu ve hükümlülere sağlanan yaşam şartları EL SALVADOR’da uygulama alanı bulsa da bu yargılama süreçlerinin ve hapishane şartlarının Türkiye’de OHAL ilan edilmesi halinde dahi uygulanmasına teorik yönden hukuki alan ve imkan bulunmamaktadır.
-Her ne kadar Türkiye’de OHAL (OLAĞANÜSTÜ HAL) ilan edilmesi halinde bazı hakların sınırlandırılması mümkün ise de temel haklar OHAL ile kaldırılamaz. (İşkence yasağı, yaşam hakkı, temel yargı güvenceleri, Yaşama Hakkı, Maddi ve Manevi Bütünlük, Masumiyet Karinesi, Din, Vicdan, Düşünce ve Kanaat Hürriyeti, Suç ve Cezaların Geriye Yürütülmemesi Kanun Önünde Cezaların şahsiliği ilkesi) Netice olarak Türkiye’de OHAL bile CECOT modelini tamamen meşrulaştıramaz.
-CECOT Hapishanesi modeli Türkiye’de uygulanmalı mı? (Toplumsal ve Hukuki Değerlendirme)
-Olası birtakım avantajları değerlendirildiğinde CECOT benzeri sistemler organize suç ve çetelerin piyasadan silinmesi, suç oranının düşmesi ve toplumda suça eğilimin ortadan kalkabileceği düşünceleri doğurabilir. Nitekim bu düşünceler pratikte El Salvador’da suç oranlarının düştüğü ve suç örgütlerinin faaliyetlerinin önemli derecede azaldığı yönünde birçok tespit içeren çalışmalar ve anketler vardır. Ancak birçok yönü ile de riskler ve tereddütler de beraberinde gelmektedir. Bunlar birçok masum şahsın da çete üyesi gibi değerlendirilerek gerçekleştirilen toplu ve soyut nedenlere dayalı tutuklamalar masumların da bir takım hak ihlallerine maruz kalmasını beraberinde getirebilmektedir. Hal böyle olunca yargının yürütme eliyle yerine getirilerek uygulanacak CECOT MODELİ HUKUK DEVLETİ ilkesinin önemli derecede zedelenmesi halidir.
CECOT sistemi her ne kadar suç oranlarının azaltılması ve suç örgütlerinin faaliyetlerinin azaltılmasını amaçlasa da uygulanması halinde beraberinde temel hak ve güvencelerin askıya alınmasını, masumiyet karinesinin ihlalini, kötü muamele ve infaza dair süreçlerde insanlık dışı yaşam koşullarını beraberinde getirebilecek olmasından ötürü ciddi sorunlar doğurabilecek potansiyelde bir sistemdir ve uzun vadede yaşanacak hukuki sorunlar beraberinde başka toplumsal sorunları doğurabilecektir.
Sonuç
Hukuki Olarak; Bir sistem olarak CECOT’UN benzeri bir yargılamada ve infaz sisteminin teorik olarak Türkiye’de hukuki alanda bir altyapısı bulunmamaktadır. Uygulanabilmesi için ancak mevcut Anayasa’nın değişmesi ve Uluslararası sözleşmelerden ayrılmak gerekebilir ki bu hallerde ise hukuki ve buna bağlı meydana gelecek değişimler neticesinde birçok toplumu ilgilendiren alanlarda ciddi problemler doğabilir.
-Toplumsal yönden ise ilk bakışta ağır suçların, yoğun çeteleşmenin önü alınacak ve sivil halk yönünden güvenlik sağlanacak gibi gözükse de kapsamlı olarak ele alındığında hukuk devleti ve temel hakların zedelenmesi yönü ile ülke çapında farklı alanlarda güvenilirlik unsurunun zedelenmesi ve buna bağlı birtakım sorunların doğması muhtemeldir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.