Cihat Gökçe

Cihat Gökçe

Komşular arasında yaşanan hukuki uyuşmazlık halleri ve tarafların bu hallerde başvurabileceği hukuki yollar

Komşular arasında yaşanan hukuki uyuşmazlık halleri ve tarafların bu hallerde başvurabileceği hukuki yollar

Komşuların arasında düzenlenen birtakım sorunların yasalar karşısındaki yerini konuşmadan evvel ''KOMŞU'' kelimesinin sözlük manasını ''Konutları yakın olan kimseler'' olarak belirtmek faydalı olacaktır. Komşular bir site ya da bina içerisinde yaşadıkları süreçte Türk Medeni Kanunu'nun 2.Maddesi'nde yer alan DÜRÜSTLÜK KURALINA uygun davranmakla yükümlüdür. Aynı sitenin apartman dairelerinde ya da müstakil dairelerden oluşan sitenin bağımsız bölümlerinde- dairelerinde oturanlar, işyerlerinde bürosu, AVM’lerde mağazaları, işyerleri olanlar ister kat maliki ister kiracı olsunlar birbirlerinin komşusudurlar.

Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Komşular arasında yer alan günümüzde güncel olarak karşımıza çıkan ya da duymuş olduğumuz birtakım uyuşmazlıklar söz konusudur. Bu uyuşmazlıkların genel olarak karşımıza çıkış şekli ve bu hallerde komşu tarafların birbirlerine karşı başvurabilecekleri hukuki yolları ele alacağız. Öncelikle sınırları gerek Kat Mülkiyeti Kanunu gerek Türk Medeni Kanunu gerekse Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca çizilen KOMŞU HAK VE ÖDEVLERİNE DAİR YASAL DÜZENLEMELERİ ele alacak olursak;

Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanunu bir binada ya da sitede birden fazla kişiye ait bağımsız bölümlerin bulunduğu yerlerde, bu bağımsız bölüm sahipleri ve onların kiracılarının birbirlerine ve ortak alanlara karşı olan hak ve yükümlülüklerini birbirleri ile irtibatlı şekilde düzenlemektedir. Buna göre Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18.Maddesi'ne göre '' Kat malikleri yani komşular gerek bağımsız bölümlerini gerekse ortak yerleri kullanırken doğruluk ve dürüstlük kurallarına uymakla yükümlüdür. Bu madde, genel olarak komşuların birbirine saygılı davranmalarını ve huzurlu bir ortamda yaşamalarını sağlamayı amaçlar. Aynı yasanın 19.Maddesi'nde ise ‘'Kat malikleri, kendi bağımsız bölümlerini kullanırken, diğer kat maliklerinin haklarını ihlal etmemek zorundadır.'' demek suretiyle komşular arasındaki genel ilişkinin hukuki zeminini açıklamıştır. Yine başlık olarak ele alacağımız bir diğer yasa ise Türk Medeni Kanunu olup bu kanunun 737.Maddesi ''Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.'' demek suretiyle komşular arasındaki bir takım hukuki temel ilişkileri düzenlemiştir. Komşular arasındaki eylemlerin cezai karşılıklarını inceleyecek olursak bu kapsamda Türk Ceza Kanunu'nun Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunu düzenleyen 123. Maddesi ve Gürültüye Neden Olma Suçu başlıklı 183.Maddesi taraflar arasında oluşacak birtakım eylemlerin cezai sorumluluğunu düzenlemektedir. Yine Kabahatler Kanunu'nun 36.Maddesi'nde ise gürültü yapmanın idari karşılığı olarak para cezası ödenmesi bir idari yaptırım olarak düzenlenmiş olup, genel başlıklardan bahsettikten sonra içerik yönünden uyuşmazlıklara ve bu uyuşmazlık hallerinde başvurulacak hukuki yollara değinmeden önce ilk olarak komşuyla bire bir iletişime geçerek karşılıklı saygı ve nezaket sınırları içerisinde meydana gelen ihlalin son bulması için çözüm üretmek daha sağlıklı olacaktır. Ancak bu durumun mümkün olmaması halinde izlenecek hukuki yollardan bahsedecek olursak;

Bir komşunun diğer komşuya çeşitli davranışlarla zarar vermesi halinde birlikte ya da ayrı ayrı izlenecek hukuki yollar - Meydana gelen zararın yaptırımları

1.Yol: El atmanın önlenmesi- müdahalenin meni davası

-Kat Mülkiyeti Yasasının 18.maddesi hükmü uyarınca kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini gerekse eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu maddede yükümlülüğün karşılıklı olduğu açıkça belirtilmiştir. Bundan amaç, tüm kat malikleri bakımından karşılıklılıktır Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler. Bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır. Bir kat maliki, diğer kat maliklerinin ortak yerlerden yararlanmasını engelliyorsa ona karşı el atmanın önlenmesi davası açılabilir. Yargıtay vermiş olduğu kararlarında ''devamlılık içeren ihlallerin- gürültülerin komşular arasındaki komşuluk hukukuna aykırılık olarak değerlendirmekte ve müdahalenin meni- el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verilmesine hükmetmektedir.

-Komşular Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18.Maddesi uyarınca; Taşkınlık yapmaktan, birbirlerine rahatsızlık vermekten kaçınmak zorundadırlar. Özellikle taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşacak seviyede duman, toz, kötü koku çıkarmak, gürültü yapmak, çöpleri kötü kokuya sebep olacak şekilde düzensiz bırakmak, ortak alanlardaki yerlere çöp atmak ihlal içermekte olup yasalarca korunmayan eylemlerdir. Yine ev ve apartman içinde ya da bahçede sürekli olarak yüksek sesle konuşmak, radyo, müzik seti ve televizyonun sesini fazla açmak, komşuların ev içine yada balkonuna zarar verecek surette halı silkmek, evde sürekli havlayan türde köpek beslemek, sahibi veya kiracısı olunan konutta yasadışı eylemlerin yapılması gibi eylemlerin varlığı halinde bu hallerin mağdur ettiği bütün komşular (mülk sahibi - kiracı farketmeksizin) mevcut durumun sonlandırılmasını el atmanın önlenmesi- müdahalenin meni davasını Asliye Hukuk Mahkemelerinde açarak sağlayabilirler.

2.Yol: Savcılık makamına ya da emniyet birimlerine yapılacak şikayet

- Doktrinde komşuluk hukuku, “fedakârlığın denkleştirilmesi” ilkesi ile açıklanmakta; her taşınmaz malikinin, komşularına katlanma yükümlülüğü olduğu kabul edilmektedir. Ancak komşulardan birinin ''Olağan Katlanma Sınırı'' olarak belirlenen objektif ölçünün üzerine sürekli olarak çıkması halinde yani söz konusu ihlalin sürekli olması, yoğun ve diğer komşuların haklarını ihlal edici nitelikle rahatsız eden mahiyette olması halinde bu ihlalin olağan katlanma sınırını aşmasından ötürü meydana gelen ihlalin delillere yansımış olması halinde ihlalde bulunan komşunun TCK'NIN 123 -183.Maddeleri kapsamında CEZAİ SORUMLULUĞU tartışılır hale gelebilecektir. Söz konusu eylemin gürültü yolu ile meydana gelerek komşunun Kat Mülkiyeti Kanunu yönünden ihlal oluşturması halinde TCK'NIN 183.Maddesi uyarınca ''Gürültüye Neden Olma Suçu'' gündeme gelecek. Söz konusu eylemin gürültü şeklinde olmaksızın kasıtlı- sürekli- zarar oluşturacak şekilde meydana gelmesi halinde ise bu durumda TCK'NIN 123.Maddesi uyarınca Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu gündeme gelecektir. Her iki suç yönünden gerek savcılık gerek kolluk makamlarına başvurulması halinde sağlıklı bir soruşturmanın yürütülebilmesi için söz konusu ihlallerin somut delillerle ''Ses kaydı, video kaydı, fotoğraf, yönetici- site güvenliği ile beraber ihlale dair tutanak tutulması, bu duruma tanık olanların tanıklığı'' aracılığı ile desteklenmesi zarar içeren eylemde bulunan komşunun TCK kapsamında cezai sorumluluğa tabi tutulması yönünden ispat yönünden önem arz etmektedir.

3.Yol: Ceza davası neticesinde ceza alan komşu aleyhinde manevi tazminat talebi

Türk Borçlar Kanunu'nun 49.Maddesi'nde ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' demek suretiyle yine aynı yasanın 56.Maddesi'nde ise ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir'' demek suretiyle hukuka aykırı bir eylem neticesinde kişilik hakları ihlal edilerek zarar gören kişiye manevi tazminat olarak para ödenmesine karar verilebileceği düzenlenmiştir.. Zarar veren eylemi neticesinde cezai sorumluluğu oluşan komşu aleyhinde zarar gören komşu ya da komşular ayrıca para olarak bir manevi tazminat ödemesini yetkili Asliye hukuk mahkemesinde dava açmak suretiyle talep etme hakkına sahiptirler.

4.Yol: Gürültünün varlığı halinde uygulanacak idari para cezası

Sürekli gürültü yapmak suretiyle diğer komşu ya da komşuların rahatsızlığına neden olan komşu hakkında ihlalin kolluk birimlerine aktarılması halinde Kabahatler Kanunu'nun 36.Maddesi uyarınca gürültü yapan komşu hakkında kolluk tarafından idari para cezası uygulanmaktadır.

4 Hukuki yolun birlikte uygulanması: Komşusunun hukuka aykırı zarar veren eylemleri kapsamında zarara uğrayan komşu Kat Mülkiyeti Kanunu ve Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'nde söz konusu eylemlerin son bulması için MÜDAHALENİN MENİ davası açabilir, yine ayrıca ilgili komşu hakkında gürültü yapması halinde Kabahatler Kanunu'nun 36.Maddesi kapsamında eylemine göre idari para cezası uygulanmasını sağlayabilir, yine ayrıca bir takım somut deliller vasıtası ile hakkında savcılık yada emniyet makamlarına başvurmak suretiyle TCK'NIN İlgili Maddeleri uyarınca cezai yaptırım uygulanmasını sağlayabilir ve yine ayrıca cezai olarak yaptırım uygulanması üzerine kişilik haklarının ihlal edilmesi nedeniyle Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve 56.Maddeleri uyarınca asliye hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açabilecektir.

Zarar gören komşu yukarıda detaylı olarak açıkladığımız şartlara göre her bir hukuki yolu ayrı ayrı izleyebileceği gibi bütün hukuki yollara aynı anda birlikte de başvurabilir. Çünkü özel hukuk, ceza hukuku ve idari yaptırım yollarının hukuki sonuçları birbirinden bağımsızdır, bu yönü ile hak sahibi komşunun aynı anda bütün hukuki yolları izlemesi tavsiye edilir.

Meydana Gelen Zararın Son Bulması İçin İzlenecek Yolu ve Zararın Yaptırımlarını Düzenleyen İlgili Kanunların İlgili Maddeleri

Kat mülkiyeti kanunu 18.madde: Kat maliklerinin borçları:

(1)Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla, karşılıklı olarak yükümlüdürler.

(2)Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur. (HAKKI İHLAL EDİLEN- ZARAR GÖREN KOMŞU BU DURUMDA MÜDAHALENİN MENİ DAVASI AÇARAK DEVAM EDEN İHLALİ- ZARARI DURDURMA YOLUNA GİDEBİLECEKTİR)

Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesi: Gürültüye neden olmanın idari yaptırımı

(1) Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir. (GÜRÜLTÜ HALİNDE UYGULANACAK İDARİ YAPTIRIM)

Türk Ceza Kanunu'nun 123.maddesi: Kişilerin Huzur Ve Sükununu Bozma Suçu

(1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. (GÜRÜLTÜ DIŞINDAKİ EYLEMLERİN VARLIĞI HALİNDE UYGULANCAK CEZAİ YAPTIRIM)

Türk Ceza Kanunu'nun 183.maddesi: Gürültüye neden olma suçu

(1) Başka bir kimsenin sağlığının zarar göreceği derecede gürültüye neden olan kişilere 2 aydan- 2 yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (GÜRÜLTÜ HALİNDE UYGULANACAK CEZAİ YAPTIRIM)

Komşuluk hukuku yukarıda detaylı olarak belirttiğimiz üzere birçok yasanın birçok hükmü gereğince açıklanmış, sınırları çizilmiş ve ihlaller halinde izlenecek hukuki yollar bu yasalarda açıkça düzenlenmiştir. Bu kapsamda görüleceği üzere komşuluk kavramı hukukumuzda birçok kanunda yer alan önemli bir kavramdır. Başta Medeni Kanunumuz ardından Kat Mülkiyeti Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu ve neticelere bakımından Türk Borçlar Kanunu gibi kanunlarımızda yer alan ilgili maddelerin temel amacı sağlıklı komşuluk bağları kurulmasını sağlamak ve oluşan uyuşmazlıklarda ihlallerin son bulması ve ihlallerin ortaya çıkardığı zararları gidermektir. Yine anılan yasalarımızın anılan maddeleri yerel örf ve adetlere göre de önemli olan komşuluk kavramı ile benzerlik göstermektedir. Kat malikleri hem kendi mülklerini hem de ortak alanları kullanırken diğer kat maliklerinin, kiracıların ve her türlü hak sahiplerinin haklarına yasalar çizgisinde saygı göstermeli ve huzurlu bir yaşam ortamının korunmasına özen göstermelidirler. Söz konusu özen yükümlülüğünün ihlali halinde hukuki, idari ve cezai yönden birçok yasal müeyyidenin gündeme gelmesi söz konusu olabilmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Cihat Gökçe Arşivi