Güncel miras uyuşmazlıklarına dair hukuki bilgiler
Vefat eden bir kişinin geride bıraktığı malvarlığı değerlerinin (tereke) yasal mirasçılara intikali, karmaşık ve hassas hukuki süreçleri karşımıza çıkarmaktadır. Miras Hukuku, bu süreçleri düzenleyen ve olası anlaşmazlıkları yargı sistemi çerçevesinde çözüme kavuşturan, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) temel alanlarından biridir.
Miras Hukuku, bir kişinin vefat etmesi üzerine geride kalan aktif- pasif malvarlığının nasıl ve kimler arasında paylaştırılacağını belirleyen kuralları ele almaktadır. Bu kurallar, miras bırakanın son dilekleri uyarınca (vasiyetname) irade özgürlüğünü güvence altına alırken, diğer yandan aile bireylerinin ekonomik güvenliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Yargı sistemimizde miras hukukuna dair düzenlemeler, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 495–682. maddeleri kapsamında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda her mirasçının miras üzerinde doğuştan sahip olduğu bir hak olan yasal miras payları, bu payların kapsamları ve kazanılma halleri karşımıza çıkmaktadır.
Güncel yargı sisteminde mirasa dair yargılamaların önemli temel kavramları
-Yargılama sisteminde yer alan miras hukukunun temelini oluşturan başlıca temel kavramlar şunlardır:
-Zümre Sistemi: Kan hısımları, belirli dereceler ve zümreler hâlinde mirasçı olurlar.
-Külli Halefiyet İlkesi: Mirasçılar, miras bırakanın malvarlığını bir bütün halinde kazanırlar (TMK 599)
-Tasarruf Özgürlüğü: Miras bırakan, saklı paylar dışında kalan kısmı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir.
-Saklı Pay İlkesi: Mirasçıların yasal miras hakkının kanunla güvence altına alınmasıdır.
A-) Mirasçı kavramı
1-) Yasal mirasçılar
-Yasal mirasçılar, kanun gereği mirasçı olan kişilerdir. Türk Medeni Kanunu’nda zümre sistemi benimsenmiştir:
Birinci Zümre Mirasçılar: Altsoy (çocuklar ve onların altsoyu)
İkinci Zümre Mirasçılar: Anne ve baba ile onların altsoyu
Üçüncü Zümre Mirasçılar: Büyük anne ve büyük baba ile onların altsoyu
-Sağ kalan eş ise her zümreyle birlikte mirasçı olur ve payı TMK'nın 499.Maddesi'nde düzenlenmiştir.
2-) Atanmış mirasçı kavramı
-Atanmış mirasçı, miras bırakanın vasiyetname ya da miras sözleşmesi ile seçtiği kişidir. Yani miras bırakan yaşadığı vakitte, ölümünden sonra mirasına kavuşacak kişileri vasiyetname ya da miras sözleşmesi aracılığıyla belirlemiş ise, bu kişiler atanmış mirasçı olur. Ancak bu atama, saklı paylı mirasçıların saklı pay haklarını ihlal edemez.
B-) Ölüme bağlı tasarruflar
1-) Vasiyetname
-Vasiyetname, miras bırakanın yaşadığı süreç içerisinde malvarlığına dair belirli şartlar çerçevesinde yazılı veya sözlü olarak ortaya koyduğu, vefatından sonra yasal olarak ortaya hukuki sonuçlar doğuracak şekilde düzenleyeceği tek taraflı bir vefada bağlı tasarruf olarak hukuk sistemimizde karşımıza çıkmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 531-544. maddeleri kapsamında düzenlenen vasiyetname ile miras bırakan kişi malvarlığının saklı paylar dışında kalan kısmında özgür iradesi ile serbestçe işlem tesis edebilir.
-Hukuk sistemimizde üç çeşit vasiyetname bulunmaktadır: Resmî vasiyetname El yazılı vasiyetname, Sözlü vasiyetname olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
-Vasiyetnamenin yasanın aradığı şekil şartlarına uygun olması halinde hukuki geçerliliği bulunacaktır. Aksi halde iptali gündeme gelebilir.
2-) Miras sözleşmesi
-Miras sözleşmesi, miras bırakan ile karşı taraf arasında yapılan ve bağlayıcı nitelik taşıyan bir vefada bağlı tasarruftur. Resmî şekil şartına tabidir ve geçerli olabilmesi için tarafların karşılıklı irade beyanları gerekmektedir.
-Miras sözleşmeleri genelde, murisin yaşadığı zamanda ortaya koyacağı irade ile vefatından sonraki süreç için birine mal bırakması veya bir kişiyi mirasçı olarak ataması ile ortaya çıkar.
C-) Saklı pay konusu
-Saklı pay, yasal mirasçı olan kişilere kanunen tanınan bir miras payıdır ve Türk Medeni Kanunu tarafından güvence altındadır. Bu hak, yasal mirasçılar olan çocuklar, anne-baba ve eş gibi yakın akrabalara verilir. Saklı pay, miras bırakanın iradesine rağmen, bu kişilerin belirli bir oranda mirastan pay almasını garanti eder. TMK’ya göre saklı paylı mirasçılar şunlardır: Miras bırakanın altsoyu yani çocukları, evlatlıkları, torunları ve onların çocukları ile miras bırakanın anne-babası ve miras bırakanın eşi.
-Saklı payın ihlali hâlinde, saklı payı zedelenen mirasçılar tenkis davası açma hakkına sahiptir (Türk Medeni Kanunu'nun 560. ve devamında yer alan Maddelerde bu durum detaylı olarak düzenlenmiştir. Tenkis davası kural olarak saklı paylı mirasçıların, miras bırakanın saklı paylarını ihlal ettiği durumlarda başvurabileceği hukuki bir süreçtir. Bu süreç, miras bırakanın yaşadığı vakitte vefatı üzerine miras bırakacağı mal varlığını mirasçılarının saklı paylarını ihlal etmek amacıyla yapacağı kazandırmaları engellemek amacıyla düzenlenen bir hukuki bir korumadır.
D-) Mirasın reddi ve paylaşılması hususları
Mirasın Reddi: Mirasın reddi bir kişinin, miras bırakanın vefatından sonra mirasına dair haklarını ve borçlarını kabul etmeyerek, bu mirasa sahip çıkmama kararını verdiği hukuki bir işlemdir. Mirasın reddedilmesi hakkı genellikle uygulamada karşımıza miras bırakan kişinin mirasının borçlardan oluşması yani borca batması halinde ortaya çıkan bir hukuki müessesedir. Ancak yine de mirasçılar kendi seçimleri kapsamında kendilerine kalan aktif miraslardan da vazgeçebilirler.
E-) Yargı sistemimizde düzenlenen miras konusuna dair kavramsal sonuç
Miras hukuku, miras bırakanın irade özgürlüğü ile mirasçıların korunması arasında denge kuran bir hukuk dalıdır. Türk Medeni Kanunu, saklı pay ve zümre sistemi aracılığıyla aile bireylerinin ve diğer şekilde mirasçı statüsünü kazanacak olanların ekonomik ve hukuki güvenliğini sağlarken, ölüme bağlı tasarruflar yoluyla bireysel tasarruf özgürlüğünü tanımakta ve ayrıca muvazaalı işlemlerin önüne yasal koruma yolları ile geçerek hileli kazandırmaları engellemektedir. Bu yönleri ile yargı sistemimizde kapsamlı olarak yer alan miras konusu hem bireysel hem de toplumsal düzen açısından büyük önem taşımaktadır. Bir sonraki yazımızda günümüzde en çok karşımıza çıkan miras uyuşmazlıklarından biri olan MURİS MUVAZAASI KONUSUNU yani halk dili ile MİRAS BIRAKANIN YAŞADIĞI SÜREÇTE MİRASÇILAR ARASINDA HUKUKİ UYUŞMAZLIĞA NEDEN OLACAK HİLELİ KAZANDIRMALARINI-İŞLEMLERİNİ ele alacağız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.