Kişisel verilerin hangi durumlarda kullanılması suç oluşturur?
Kişisel veri, kimliği belirli ya da belirlenebilir gerçek bir kişiyle ilgili sadece ona ait olan özel nitelikte birçok bilgiye verilen kapsayıcı bir tanımdır.
Hangi tür veriler kişisel veri sayılabilir?
Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder. Bu kapsamda ad-soyad, T.C. kimlik numarası, adres, anne baba adı, doğum yeri, doğum tarihi, araç plakası, kişiye ait fotoğraf, görüntü, sesine ait kayıt, telefon numarası gibi klasik bilgiler yanında; IP adresi, konum bilgisi, sağlık verileri ve biyometrik veriler de kişisel veri niteliği taşır. Kişisel veri kavramının içeriğinin büyüklüğü bu verilerin hukuka aykırı stillerle ele geçirilmesini ciddi bir tehdit hâline getirmektedir.
Hangi hallerde kişisel verileri ihlal etmek suç oluşturmayacaktır?
1-) TCK'NIN 24.Maddesi kapsamında kanun hükmünün icrası hali
-Kişisel verilerin ele geçirilmesi ya da kullanılması hangi durumlarda yasal hangi durumlarda suç oluşturacağını ele aldığımızda HUKUKA UYGUNLUK NEDENLERİNİN varlığı halinde suç oluşmayacaktır. Bunlarda TCK'NIN 24.Maddesi '' Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.'' Hükmü gereğince kanun hükmünün usule uygun şekilde yerine getirilmesi halinde suç oluşmayacaktır. Örnek olarak emniyet personelinin yasalar kapsamında kendilerine verilen görevlere uygun şekilde yaptıkları incelemelerde elde ettikleri veriler, yine kamu personeli olan hemşire, doktor, savcı gibi memurların görevleri gereği yasalara uygun şekilde elde ettikleri veriler kapsamında veri ihlalinden cezalandırılmaları TCK'NIN 24.Maddesi kapsamında mümkün olmayacaktır. Netice olarak TCK'NIN 26.Maddesi'ne göre görevin ifası halinde kanuni bir yetki ve verilen görevin sınırları içerisinde hareket edilmesi halinde veri ihlali suçu oluşmayacaktır. Özel olarak belirtilmesi gerekirse bir kamu personelinin yetkisi dahilinde dahi sırf kendi merakı ve kişisel ihtiyacından dolayı birtakım verilere ulaşması halinde yine TCK 136.Maddesi uyarınca VERİ İHLALİ SUÇU oluşacaktır. Örnek vermek gerekirse bir hastane memurunun ya da bir polis memurunun kendisinin yetkisi dahilinde bulunan sistemden kendi çıkarı ya da merakı için bir vatandaşın adres ve telefon bilgisine erişmesi halinde failin kamu görevlisi olmasından ötürü NİTELİKLİ VERİ İHLALİ SUÇU oluşacaktır.
2-) TCK'NIN 26/1.Maddesi uyarınca hakkın kullanılması hali
TCK 26/1: Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.
-Bir başkasına ait veriler üzerinde tasarruf eden kişinin eyleminin kendisine yasalarca tanımlanan bir hak kapsamında kullanılması halinde örneği Basın faaliyetinin ve kamuoyunu bilgilendirme halinin varlığı durumunda KİŞİNİN HAKKIN KULLANILMASINDAN ötürü kendisine ceza verilmesi mümkün olmayacaktır.
-Basın faaliyeti kapsamında hukuka uygunluk halinin incelenmesi hali dikkate alındığında basın mensubu olan kimsenin basın yoluyla kişisel veri açıklaması OTOMATİK olarak suç değildir. Ancak burada suç oluşmaması için yerel mahkemelerin aradıkları birtakım unsurlar bulunmaktadır. Bu unsurların tamamının varlığı halinde 5187 Sayılı Basın Kanunu ve TCK 'NIN 26/1.Maddesi kapsamında veri ihlali suçu oluşmayacaktır. 5187 SAYILI BASIN KANUNU'nun ''Basın Özgürlüğü'' başlıklı 3.Maddesi'nde ''Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.'' demek suretiyle basın faaliyeti kapsamında aşağıda yer alan 5 unsurun beraber yer alması halinde veri paylaşmanın suç oluşturmayacağı uygulamada kabul edilmektedir. Bu unsurlar; Kamu yararının bulunması, güncellik, gerçeklik, ölçülülük ve haberin içerik ile arasındaki denge unsurudur. Toplumun bilgilendirilmesi amacıyla güncel bir halde, orantılı bir dil içeren haberi açıklayıcı mahiyetteki bilgilerin kişi ya da kurumları hedef almaksızın objektif olarak paylaşılması halinde 5187 sayılı Basın Kanunu ve TCK 26/1.Maddesi kapsamında tanınan yasal HAKKIN KULLANIMI kapsamında veri paylaşımında bulunan BASIN MENSUBUNA veri ihlalinden ceza verilmeyecektir.
3-) TCK'NIN 26/2. Maddesi uyarınca ilgilinin rızasının varlığı hali
TCK 26/2: Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
-Buna göre veri sahibi kimsenin kişisel verisinin paylaşılmasına ve ele geçmesine rızasının varlığı halinde bir hukuka uygunluk nedeni olan RIZA müessesesi devreye girerek bir hukuka uygunluk nedeni olarak suçun oluşmasının önüne geçecektir.
Hangi durumlarda kişisel veri ihlali suç oluşturacaktır?
1-) Kamu görevlisinin yetkisinin varlığı halinde dahi görev alanına girmeyen bir iş için kişisel isteği ile vatandaşların verilerine ulaşması halinde, basın mensubunun kendisine yasalar tarafından verilen hakkın sınırlarını aşacak seviyede verileri kullanması halinde, kamu görevlisi ya da basın mensubu olmayan normal vatandaşın bir başka vatandaşın şahsi bilgilerine hukuka aykırı yol ve yöntemler üzerinden ulaşması halinde TCK'NIN 136.Maddesi uyarınca VERİ İHLALİ SUÇU oluşacaktır. Bu yönde Yargıtay'ın yerleşik içtihatları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.06.2023, E.2021/384, K.2023/367 Künyeli Kararında TCK 136.Maddesi kapsamında VERİ İHLALİ suçunun herhangi bir neticenin gerçekleşmesini aramadığı, seçimlik hareketlerden birinin yapılmasının suç için yeterli olduğu vurgulanmıştır. Bu kararında Yargıtay'ın aradığı temel kriter KİŞİSEL VERİNİN hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ya da hukuka uygun ele geçirilse dahi hukuka aykırı olarak kullanılmasıdır. Bu iki hareketten birinin varlığı halinde VERİ İHLALİ SUÇUNUN oluşacağı kabul edilmektedir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2019/13250 E., 2020/3989 Künyeli Kararında; Sanığın mağdurun kişisel bilgilerini kullanarak sahte sosyal medya hesabı açmasının TCK m.136/1 kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay bu ilamında başkasına ait kişisel bilgilerin rızası dışında kullanılmasını VERİ İHLALİ SUÇUNU oluşturduğunu kabul etmiştir.
-Yine ''Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2020/1763 E., 2024/620 K. Künyeli Kararında; Mağdurun rızası olmaksızın kişisel fotoğraf ve kimlik görsellerinin yayımlanmasının TCK 136.Maddesi uyarınca VERİ İHLALİ suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
Veri ihlali suçunun ispatı:
-TCK 'NIN 136.Maddesi uyarınca VERİ İHLALİ SUÇUNUN oluşabilmesi için İspat Edilmesi Gereken Unsurlar her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispatı için öncelikle söz konusu verinin KİŞİSEL VERİ mahiyetinde olması, kendisine ait verileri ele geçirilen kişinin bu duruma rızasının olmaması, kişisel verinin ele geçiriliş stilinin HUKUKA AYKIRI OLMASI, verileri ele geçiren kişinin hukuka aykırı amaçla hareket etmesi ve bu durumların tamamının İP- TELEFON - EKRAN KAYDI, VERİ TESPİTİNE YARAR somut tespitler içeren delillerle ispat edilmesi üzerine cezalandırma yoluna gidilmesi mümkün olacaktır.
Her olaya ve olayda yer alan bilginin içeriğine göre bilginin kişisel veri olup olmadığı, bu verinin ele geçiriliş şekli, mağdurun verinin ele geçirilmesine yada yayılmasına rızasının olup olmadığı, veriyi ele geçiren yada yayan kişinin suç kastının olup olmadığı ve suçun işlendiği yönünde somut delillerin var olup olmadığı değerlendirilmeli ve somut delillerle tespit edilen eylemin suçun kanuni tanımını oluştursa dahi kanunen özel olarak düzenlenen bir cezasızlık nedeninin var olup olmadığı her durumda ayrı ayrı değerlendirilerek TCK'NIN 136.Maddesi'nde düzenlenen VERİ İHLALİ SUÇU'NUN (Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirilmesi Yada Yayılması Suçu'nun) oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.