Siracettin Çekin
DEM Parti bu süreci doğru okumalı
Türkiye önemli bir dönemden geçiyor. Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi süreci, yalnızca güvenlik başlığıyla açıklanabilecek bir mesele değil. Türkiye’nin geleceğini ve toplumsal barışını ilgilendiren büyük bir dönüşümden söz ediyoruz. Böyle bir dönemde siyasi aktörlere büyük sorumluluk düşüyor. DEM Parti de bu sürecin önemli aktörlerinden biri. Ancak açık konuşmak gerekirse DEM Parti’nin süreci okumakta zorlandığı, bazı kritik noktalarda doğru refleksleri zamanında gösteremediği kanaatindeyim. Önünde önemli bir fırsat var; fakat bu fırsatı değerlendirmek için önce kendisine bakması gerekiyor.
Çünkü yaşanan bazı aksaklıkların yalnızca siyasi şartlardan kaynaklandığını düşünmüyorum. DEM Parti’nin kendisini topluma nasıl sunduğu, hangi isimleri öne çıkardığı ve nasıl bir siyasi kadro görüntüsü verdiği de önemli. Siyaset yalnızca doğru cümleler kurmakla yapılmaz. O cümleleri taşıyan insanların toplumda karşılığı olması gerekir. Liyakatten uzaklaşıldığında, halkı yeterince temsil etmeyen isimler öne çıktığında parti ile toplum arasındaki bağ da zayıflar. DEM Parti’nin bugün öncelikle bu noktada ciddi bir öz eleştiri yapması gerekiyor.
Bu süreç birkaç kişinin açıklamalarıyla yürütülebilecek bir süreç değil. Sahada insanları dinleyen, farklı kesimlerle konuşabilen, toplumun kaygılarını ve beklentilerini doğru okuyabilen kadrolara ihtiyaç var. Halkın karşısına çıkan kişinin yalnızca parti içerisinde değil, toplumda da bir karşılığı olmalı. Siyasetçinin sözü kadar kimliği, birikimi ve güvenilirliği de önemlidir. Bu nedenle DEM Parti’nin kadrolarını yeniden değerlendirmesi ve liyakatli isimleri daha fazla öne çıkarması gerektiğini düşünüyorum.
Bunun için parti mekanizmalarının da gerçek anlamda çalışması gerekiyor. Teşkilatlar sahada olmalı, farklı görüşler parti içerisinde konuşulabilmeli, eleştiri bir tehdit olarak görülmemeli. Bir siyasi parti kendisini yenileyebildiği ölçüde güçlenir. DEM Parti’nin “Nerede eksik kaldık, hangi noktada topluma ulaşamadık, hangi isimlerle temsil sorunu yaşadık?” sorularını cesaretle sorabilmesi gerekiyor. Öz eleştiri yapmak bir zayıflık değil, siyasi olgunluğun göstergesidir.
Bir başka mesele de DEM Parti’nin Türkiye’nin toplumsal gerçekliğini daha doğru okuyabilmesi. Kadıköy ve Beyoğlu ekseninde şekillenen bazı kültürel tartışmaların Türkiye siyasetinin merkezine taşınması, Anadolu’nun ve geniş toplum kesimlerinin gerçek gündemini karşılamıyor. Bu ülkenin kendine özgü bir toplumsal yapısı, inançları, değerleri ve hassasiyetleri var. Siyaset de bu gerçeklikten kopuk yürütülemez. Belli çevrelerde karşılığı olan bazı başlıkların sürekli siyasetin ön sıralarında tutulması, DEM Parti’nin ulaşmak istediği toplum kesimleriyle arasındaki mesafeyi daha da açabilir. Türkiye siyaseti yapmak, toplumun farklı kesimlerinin tamamını gözetmek ve Türkiye’nin bütününü kucaklayan bir siyaset dili kurabilmektir.
Çünkü önümüzdeki süreç yalnızca bir siyasi partinin değil, bütün Türkiye’nin meselesidir. Bu nedenle DEM Parti’nin daha çok çalışması, süreci daha iyi okuması ve toplumun gerçek temsilini sağlayacak kadrolarla hareket etmesi gerekiyor. Liyakatli, birikimli, halkta karşılığı olan ve farklı kesimlerle konuşabilen insanların önünü açmak artık bir tercih değil, ihtiyaçtır. Bu süreç doğru okunursa DEM Parti için önemli bir siyasi fırsata dönüşebilir.
Benim gördüğüm mesele aslında çok açık: DEM Parti’nin önünde önemli bir fırsat var ama bu fırsatı değerlendirebilmesi için önce kendi siyaset yapma biçimiyle yüzleşmesi gerekiyor. Daha fazla öz eleştiri, daha güçlü parti mekanizmaları, daha nitelikli kadrolar ve daha geniş bir temsiliyet… Bunlar sağlanmadan sürecin gerektirdiği siyasi sorumluluk taşınamaz. Türkiye’nin ihtiyacı, bu sürecin yarım kalması değil; aklıselim, liyakat ve gerçek toplumsal temsil anlayışıyla başarıya ulaşmasıdır. Bunun için de herkesin, özellikle sürecin önemli aktörlerinden biri olan DEM Parti’nin, üzerine düşeni daha fazla yapması gerekiyor.
Ankara’ya selam söyle Arif Güran
22 Eylül 2026 Salı 11:52Demokrasinin eteğine çamur sıçrarken
16 Eylül 2026 Çarşamba 10:43Adalet herkese lazım
11 Eylül 2026 Cuma 16:04Medreseleri tartışacak en son kişiler
02 Eylül 2026 Çarşamba 12:01Kendimize geç kaldık
25 Ağustos 2026 Salı 11:18İyi insan olmak neden yetmiyor?
19 Ağustos 2026 Çarşamba 13:53Evet sayın Özdağ, taraf tutuyorum
12 Ağustos 2026 Çarşamba 13:53Asıl mesele “SÜRECİ” anlayabilmektir
03 Ağustos 2026 Pazartesi 15:59Gençler geleceğe inanmıyor
27 Temmuz 2026 Pazartesi 11:34Merhamet yoruldu
17 Temmuz 2026 Cuma 11:19
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.