Peki bir çocuk okula gitmeden nasıl sosyalleşecek, nasıl akran edinecek?
En sık duyduğum sorulardan biri daha...
Bizlere, okulun bir çocuk için en iyi sosyal alan olduğu öğretildi. Peki okul gerçekten de bir çocuğun sosyal beceriler kazanacağı en ideal ortam mı?
Kırk dakikalık ders boyunca
dört duvar ardında sessizce oturmaya zorlanıyor çocuklar. Bu süre boyunca sosyalleşecek bir zemin bulamıyorlar.
On dakikalık teneffüslerde ise kısıtlı bir zamanın tedirginliği var.
Çocuk yine sağlıklı bir şekilde sosyalleşemiyor.
Okul zaten hiyerarşiye dayalı yapay bir ortam.

İnsanlar binlerce yıl farklı yaş grupları ile birlikte yaşadı,
oyunlar oynadı ve öğrendi...
Bir çocuk, zamanının çoğunu kendi akranları ile değil de dedesiyle, ninesiyle, kendinden daha büyük veya
daha küçük çocuklarla geçirirdi.
1800 'lü yıllara gelindiğinde modern eğitim sistemi çocukları yaşlarına göre sınıflara ayırdı.
Yedi yaşındaki bir çocuk ancak yedi yaşındaki çocukların seviyesinde öğrenebilir ve bir çocuk ancak yaşıtlarıyla
vakit geçirirse sosyalleşebilir dendi.
Daha verimli öğrenme ve sosyalleşme için
çocukları yaşlarına göre sınıflara ayırma düşüncesi
henüz çok yeni bir düşünce.
Aynı yaştaki çocukların hepsi
aynı tempoda mı öğrenirler sahi?!
Oyun oynamak için "akran" olmak mı gerekir illa ki?
Durup düşününce garip gelmiyor mu?
Bir yetişkin olarak farklı yaş gruplarındaki arkadaşlarınızla ne kadar eğlendiğinizi
ve onlardan neler öğrendiğinizi düşünün.
Çocuklar ancak farklı yaş grupları ile
yapay olmayan bir ortamda
dayatmalardan uzak serbestçe zaman geçirirken
sağlıklı bir şekilde sosyalleşebilirler.
Yani okul dışında..
Çocuklarımın en büyük zevki, dışarıda oynamak.
Büyük çocuklar küçüklere kendi tecrübeleriyle bir şeyler öğretiyorlar,
daha iyi kum kaleleri yapmayı mesela
ve yardım ediyorlar ağaçlara çıkarken, dereleri geçerken. Küçük çocuklar çiçekleri işaret ediyorlar büyüklere. Böcekleri ve karınca yuvalarını fark etmeleri için gösteriyorlar.
Hiyerarşinin olmadığı doğal bir topluluk onlar..
Sosyalleşmek için daha iyi ne olabilir ki?!

OKULLAR ile ortaya çıkan bir düşünce var:
"Çocuklar sadece kendi yaş gruplarıyla sosyalleşmelidir!"
Yanılgının alâsı...
-Eyvah eyvah! Okulsuz mu çocukların?
"Çocuk OKULA gitmeli. Nitekim akranlarıyla bir araya gelmeli. Yoksa durum vahim!"
Sanki akranların olduğu TEK yer OKULmuş gibi?
Çocuk sadece akranlarıyla sosyalleşmeliymiş gibi..
İki yüz yıllık bir geçmişe sahip olan OKUL denen sistem olmadan önce çocuklar ne yapıyordu, nasıl büyüyordu acep?!
HAYAT böyle bir şey midir?
Sadece yaşıtlarımızla mı yaşıyoruz, yoksa her yaştan insanla mı?! Gerçek hayattan uzak bu YAPAY düzen çocukları hayata mı hazırlıyor?!
Beton fanuslar içinde aynı yaş gruplarına göre SINIFLANDIRILMIŞ sus- pus çocuklar...
Sosyalleşme diye buna derim ben!
Hı hııı!
Çocukların çok kuşaklı bir sosyal ağa ihtiyaçları vardır; yalnızca akranlarla kurulan iletişim çocukları pek çok değerden yoksun bırakır.
Kendinden büyüklerle vakit geçirmek, çocuğun rol model almasına, problem çözme becerilerinin gelişmesine ve tecrübeleri gözlemlemesine, hayata bambaşka açılardan bakmasına vesile olur.
Kendinden küçüklerle iletişim kurmaksa, çocukta liderlik, şefkât, sorumluluk ve sabır gibi pek çok beceriyi geliştirir.
Büyüklerden ayrı, küçüklerden ayrı edindiğimiz sayısız deneyim ve ÖĞRENME var okulsuz yaşantımızda..
Çocuklarımın Gûlê'den, Arif abiden, Bişar'dan,
Nene Sılto'dan, Fatê abla'dan, Sarya'dan, Mina'dan, Mamêy'den öğrendiklerini nasıl yadsıyabilirim.
Okullar eliyle çocuğu hapsettiğimiz "akran iletişimi" çocuğun sosyalleşme sürecinin sadece bir parçasıdır. Gerçek anlamda sosyal, duygusal ve bilişsel gelişim; çocukların akranlarının yanı sıra farklı yaşlardan çocukları ve yetişkinleri de içeren zengin, çok kuşaklı bir ekosistem içinde büyümesiyle mümkündür.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.