Elida Zerri

Elida Zerri

Okulsuz hayat

Okulsuz hayat

İyi ki böyle bir hayatı seçmişiz dediğimiz bir günün daha sonu.

Hayatın içinde, kırk türlü şeyi deneyimledikleri

bir günün...

Bir sınıf olmadan, bir öğreten olmadan

ne de çok şey öğreniyorlar.

Elbette öğreniyorlar.. Evet evet,

dayatan olmadan da, ittiren olmadan da

ve önlerinde sayfalar dolusu bilgi yığını olmadan da

ÖĞRENME gerçekleşebiliyor.

Sınıfsız, sırasız, rekabetsiz, müfredatsız..

Ezbere/geçici bir öğrenme değilse tabii kastınız!

Gerçek/kalıcı bir öğrenme için sadece MERAK yeterli.

Çocuklar o vakit ilgiyle, tutkuyla

kendileri için

herkesin yapabileceğinden en iyisini yapabiliyorlar.

elida-1-001.jpg

Zaten büyük bir merak ve öğrenme isteği ile

doğmuş olan çocuklar,

KENDİLERİ İÇİN GEREKLİ OLAN ŞEYLERİ

öyle güzel öğreniyorlar ki..

İhtiyaçları doğrultusunda destek sunmak,

gerekli ortamı yaratmak ve geri bildirim sunmak kâfi.

Hiç öyle telaşa kapılmadan, onlara güvenerek

geri çekilip izlemek gerek.

Hayatın akışında, her şeyi merakları doğrultusunda

deneyimleyerek öğrenmelerine izin vermek...

elida-3.jpg

Sahi, daha iyi nasıl öğrenilir ki?!

ÖĞRENME daha iyi nasıl SEVİLİR ki?

Asıl mesele BU:

öğrenmeye açık olmak, öğrenmeye AÇ olmak.

Böylesi bireylerin kim önünü alabilir ki?!

Peki merakları ve öğrenme istekleri öldürülmüş

ama

yüzlerce akademik bilgi yüklenmiş bireyler nereye varabilir ki?!

Hayır, çocuklarım için istediğim hayat bu değil.

İstediğim hayat;

İÇ disiplinli, İÇ huzurlu bir hayat..

Kendi akışında,

ve telaşesiz bir çocukluk.

Okulsuz hayat tam olarak bu.

Çocuklarımın istedikleri de bu.

Mutluyum.

Onlar da Mutlu.

Heyhaat!

Tel örgülerle çevrili sınıflar,

tepeden inme bir müfredat

ve gereksiz yüzlerce bilgi

kimin umuru!

Kızlarım birbirinden her anlamda o kadar farklılar ki.. Yetenekleri, zevkleri, üslupları, eğlence anlayışları, merakları.. ve tabii öğrenme biçimleri de...

İki kardeşin bile birbirinden farklı biçimde

ve

birbirinden farklı hızda öğrendiklerine her gün şahit oluyorken

bir sınıf dolusu çocuktan aynı biçimde ve aynı hızda

öğrenmelerini bekleyen sistemi nasıl kabullenebilirim ki?

elida-2.jpg

Reddediyorum!

Fil, balık, tırtıl ve yılanın

ağaca tırmanmalarını isteyen görsel gelir hep aklıma.

Sistem tam olarak böyle çalışır.

Ağaca tırmanamayan balık etiketlenir. O artık

"yetersizdir" veya "geri zekalı."

Sistem çocuğun yeteneğini, merakını, keşfetmesini, yavaş ilerlemesini, ilerleyememesini,

tutkularını, deneyimlerini, sorgulamalarını,

öğrenme biçimini ve öğrenme hızını önemsemez. Çünkü sistem TEK TİPleştirir.

Kıyafetleri bile...

Sistem farklılıkları önemsemez, rekabete dayalıdır

ve herkes bir an önce o ağaca çıkmayı öğrenmelidir.

Sistem yetenekleri önemsemez, hırsa dayalıdır, önündekine yetişmek zorundasındır.

Sistem kendi hızını önemsemez, ittirdikçe ittirir.

Şüphesiz ki,

bir tırtılı çekerek

daha çabuk büyüyeceğini sanan sistem;

ancak ve ancak o tırtılı öldürecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Elida Zerri Arşivi