15 bin öğretmen atandı, sadece 6’sı Kürtçe: Var ama aslında yok
Bu yıl için tam 15 bin öğretmen atanacak. Peki, bu devasa kadronun içinde milyonlarca insanın konuştuğu dil olan Kürtçe’ye (Kurmancî ve Zazakî) ayrılan yer ne kadar? Sadece 6. Evet, yazıyla da rakamla da altı. Beşi Kurmancî, biri Zazakî.
Milli Eğitim Bakanlığı, yaklaşık 15 bin öğretmen alacağını duyurdu. Gençler heyecanlı, okullar personel bekliyor. Buraya kadar her şey normal. Ancak bu devasa pastanın dilimlerine baktığınızda, karşınıza çıkan tablo ne yazık ki bir "planlama hatası"ndan çok daha fazlasını anlatıyor.
15 bin kişilik o dev kadronun içinde, milyonlarca insanın ana dili olan, bu toprakların kadim dillerinden Kürtçe’ye ayrılan kontenjan ne kadar biliyor musunuz? Yalnızca 6. Yanlış duymadınız. Beşi Kurmancî, biri Zazakî olmak üzere toplamda sadece altı kişi.
Bu rakamın küçüklüğü, meselenin önemsiz olduğunu değil; aksine sorunun ne kadar büyük ve derin olduğunu gösteriyor.
Resmi söyleme bakarsanız her şey yolunda. Müfredatta "Yaşayan Diller ve Lehçeler" adı altında Kürtçe seçmeli ders olarak yer alıyor. Devlet, "Biz engeli kaldırdık, isteyen seçsin, isteyen öğrensin" diyor.
Ancak sahadaki gerçeklik, resmi evraklardaki kadar pürüzsüz değil.
Bir veli düşünün; çocuğunun kendi dilini, kültürünü okulda akademik bir ortamda öğrenmesini istiyor. Okul idaresine gidiyor, formu doldurmak istiyor. Karşılaştığı cevaplar yıllardır değişmiyor: "Hocam o dersi seçmeyin, öğretmen yok.", "Yeterli sınıf oluşmadı.", "Siz en iyisi matematiği veya din dersini seçin, boş geçmesin."
Bu cümleler, velinin önüne örülen görünmez duvarlardır. Çünkü sistem, kendi yarattığı kısır döngüden besleniyor: Öğretmen atanmadığı için ders fiilen açılamıyor, ders açılamadığı için talep resmiyete dökülemiyor, talep görünmeyince de "Bakın, kimse istemiyor" denilerek atama yapılmıyor.
15 bin kişinin alınacağı bir dönemde Kürtçe’ye 6 kontenjan ayırmak, veliye ve öğrenciye verilen açık bir mesajdır: "Bu dersi seçmeyin, çünkü biz bu dersi okutmayacağız."
Meseleyi "teknik yetersizlik" veya "bütçe kısıtlaması" ile açıklamak inandırıcı değil. Çünkü ortada yetişmiş bir insan kaynağı var, bekleyen bir emek var.
Mardin Artuklu, Bingöl, Dicle ve Munzur (Dersim) gibi üniversitelerde yıllardır Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri eğitim veriyor. Gençler bu bölümlerde dirsek çürütüyor, tez hazırlıyor, pedagojik formasyon alıyor. İstatistikler ortada: 2012’den 2027 projeksiyonuna kadar bu bölümlerden 847 kişi mezun olmuş.
Peki, aynı dönemde, yani 15 yıllık süreçte kamuda istihdam edilen Kürtçe öğretmeni sayısı kaç? Sadece 213. Bunların 210’u MEB’de, üçü yerel yönetimlerde.
Yüzlerce genç, diplomaları ellerinde, umutları kursaklarında bekliyor. Devletin bir derse öğretmen atamaması, o dersin materyalini hazırlamaması veya teşvik etmemesi; unutkanlık değil, bilinçli bir politik tercihtir. Bu tablo, Kürtçe dersinin sürdürülebilir bir eğitim modeli olarak değil, "dostlar alışverişte görsün" mantığıyla vitrinde tutulan bir aksesuar olarak görüldüğünün kanıtıdır.
Burada itiraz ettiğimiz şey sadece "6" rakamı değil. Asıl mesele, bir dilin eğitim sistemi içindeki konumudur. Bir dil sadece konuşularak yaşamaz; öğretilerek, yazılarak, akademik bir disiplinle aktarılarak yaşar.
Bugün atılan bu adım, Kürtçe'yi desteklenmesi gereken bir kültürel zenginlik olarak değil; kontrol altında tutulması, hatta mümkünse görünmez kılınması gereken bir alan olarak kodlayan zihniyetin yansımasıdır.
Kürtçe öğretmenliği bölümlerinde okuyan o pırıl pırıl gençlerin emeğine, birikimine yazık değil mi? Onların geleceğini belirsizliğe terk etmek, eğitimin hangi ilkesiyle bağdaşır?
Özetle; Türkiye'de Kürtçe dersi "var" deniliyor ama kurumsallaşması engelleniyor. "Seçmeli" deniliyor ama seçilmesi zorlaştırılıyor. Üniversitelerde bölümler açılıyor ama mezununa kapı duvar olunuyor.
15 bin kişilik dev bir kadronun içinde 6 kişilik yer, bir lütuf değil; bir ayıbın ilanıdır. Bu yaklaşım değişmediği sürece, Kürtçe eğitimde "gerçek" bir ders olmaktan çıkıp, "varmış gibi yapılan" hüzünlü bir hikâye olarak kalmaya devam edecek.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.