Raftaki gizli zehir
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi zabıta ekiplerinin son denetiminde bir iş yerinde ele geçirilenler, kelimenin tam anlamıyla bir "halk sağlığı skandalı"dır. Süt ürünlerinden bakliyata, kozmetikten temizlik malzemelerine kadar yüzlerce ürünün son kullanma tarihi geçmiş olmasına rağmen hala raflarda satılıyor olması, sadece bir ihmal değil, toplum sağlığına karşı işlenmiş bir suçtur.
Bu olay bize şunu gösteriyor: Eğer zabıta ve sağlık ekiplerinin o keskin denetimleri olmasaydı, bugün Diyarbakır’da onlarca insan zehirlenme şikayetiyle hastane koridorlarını dolduruyor olabilirdi. Bir işletmecinin kâr hırsı, vatandaşın canından daha kıymetli görüldüğünde devreye giren en güçlü mekanizma denetimdir. Denetimlerin aralıksız sürmesi, sadece kuralları hatırlatmak değil, "ben istediğimi satarım" diyen anlayışa karşı devletin "halkın sağlığı her şeyden üstündür" demesidir.
Süt, peynir ve yoğurt gibi çabuk bozulan temel gıdaların son tüketim tarihinin geçmesi, ölümcül sonuçlar doğurabilecek bakterilerin üremesi demektir. Ele konulan ürünlerin geniş yelpazesi, tehlikenin sadece mutfakla sınırlı olmadığını, temizlik ve kozmetik ürünleriyle deri sağlığımızın da hedef alındığını kanıtlıyor.
Alışveriş yaparken ürünün fiyatından önce son kullanma tarihine bakmak, sadece bireysel bir önlem değil, toplumsal bir denetim görevidir. Tarihi geçmiş bir ürünü fark edip yetkililere bildirmek, belki de bir çocuğun zehirlenmesini önlemektir.
Denetimlerin sıklaşması, sadece bozuk ürünleri değil, bozuk zihniyetleri de piyasadan silecektir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.