Kürtçenin geleceği için umut veren bir adım: Diyarbakır Kent Konseyi Dil Meclisi
Bir dilin yaşaması, o dilin sadece evlerin içinde fısıldanmasıyla değil; sokakta, kurumlarda, eğitimde siyasette, kültürde ve sanatta... Özellikle resmiyette "ben buradayım" diyebilmesiyle mümkündür. Diyarbakır, tarih boyunca çok dilli ve çok kültürlü yapısıyla bilinir. Ancak bu zenginliğin korunması, kendiliğinden olacak bir şey değil; güçlü bir irade ve kararlılık gerektirir.
Dün Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Diyarbakır Kent Konseyi Dil Meclisi 2. Olağan Toplantısı, işte tam da bu iradenin somutlaştığı bir zemin oldu.
Toplantının en dikkat çekici yanı, katılımcı profilinin genişliğiydi. Sadece dil uzmanları değil; yerel yönetim temsilcileri, ilçe belediye eşbaşkanları, sivil toplum örgütleri, yayıncılar ve basın emekçileri aynı masanın etrafındaydı. Bu çeşitlilik, dil meselesinin sadece akademik bir konu değil, toplumsal bir dava olarak sahiplenildiğini gösteriyor.

Toplantıda ortaya konan temel vizyon şuydu: Diyarbakır’ın çok dilli dokusunu korumak ve dilleri kamusal alanda daha görünür kılmak. Sadece temennilerin dile getirildiği değil, somut eylem planlarının ve yönetmeliklerin tartışıldığı verimli bir buluşma gerçekleşti.
Belediyelerin tarihi sorumluluğu
Bilindiği üzere, bir dilin toplumsal hayatta varlığını sürdürebilmesi için yerel yönetimlere büyük görevler düşüyor. Belediyelerin çok dilli hizmet sunması, tabelalardan anonslara, kültür sanat etkinliklerinden kreşlere kadar hayatın her alanında ana dilin kullanılması, dilin prestiji ve yaşayabilirliği açısından hayati önem taşıyor.
Toplantıda ortaya çıkan kararlılık, belediyelerin önümüzdeki süreçte bu konuda daha aktif ve stratejik adımlar atacağının sinyallerini verdi.
Zazaca için hayati bir dönemeç
Bu çalışmaların en kritik ayağını ise şüphesiz Zazaca (Kırmancca) oluşturuyor. UNESCO verilerine göre "yok olma tehlikesi altındaki diller" kategorisinde yer alan Zazaca için zaman daralıyor.
UNESCO raporlarında da sıkça belirtildiği gibi, Zazaca bugün ne yazık ki yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bir dilin kaybolması, bir hafızanın, bir kültürün silinmesi demektir. Bu nedenle Dil Meclisi’nin çalışmalarını hem Kurmancca hem de Zazaca üzerinden yürütecek olması, Zazaca için kelimenin tam anlamıyla "hayati" bir adımdır.
İşte tam bu noktada, toplantıda da sıkça vurgulandığı gibi, belediyelerimize tarihi görevler düşüyor. Yerel yönetimlerin, hizmet üretirken dili merkeze alması, Kürtçenin görünürlüğü için hayati bir önem taşıyor. Eğer planlanan çalışmalar, belediyelerin güçlü iradesiyle birleşirse, dilin önündeki o görünmez bariyerlerin kalkacağını görebiliyoruz.
Toplantıda Zazaca için yapılacak çalışmaların planlanması, bu kadim lehçenin nefes alması adına atılmış en somut adımlardan biri olarak kayda geçti.
Diyarbakır Kent Konseyi Dil Meclisi’nin bu toplantısı, dil çalışmaları konusunda yeni bir dönemin habercisi niteliğinde. Sözün eyleme döküldüğü, planların projeye dönüştüğü bir sürece giriyoruz.
Eğer bu kararlılık, belediyelerin ve sivil toplumun ortak çabasıyla sahaya yansıtılabilirse; Diyarbakır, dillerin özgürce yankılandığı o zengin kimliğine daha sıkı sarılacaktır. Çünkü dilimiz, sadece iletişim aracımız değil; varlığımızın ve hafızamızın ta kendisidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.