Oktay Candemir

Oktay Candemir

At, avrat, silah

At, avrat, silah

Yüzde 60…

Yüzde 99…

Yüzde 1…

Köpeğini kaşıyanlar…

Göbeğini kaşıyanlar…

Ensesini kaşıyanlar…

Avucunu yalayanlar…

Bastığı yerleri “toprak!” diyerek geçenler…

Kükremiş sel gibi, birbirini çiğneyip aşanlar…

Kin ve düşmanlığa hemen tahrik olan halkımız…

Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefetten davalı yurttaşımız…

Bugün klinik dolu.

Size toplumsal bir vakadan söz edeceğim:

Hafif ateş, yüksek tansiyon ve kronik “bize bir şey olmaz” sendromu.

Okullarda şiddet artıyor. Maraş ve Urfa’da korkunç katliamlar yaşanıyor.

Semptomlar ağır.

Ama biz hâlâ “üşüttük galiba” tesellisindeyiz.

Yukarıdakiler “Enseni patlatırım” derse, aşağıdakiler neler yapmaz?

Devletin dili sertleştikçe, toplumun sinir uçları da sertleşiyor.

“At, avrat, silah.”

Yüzyıllardır bunu söylüyoruz.

Destanlarda, romanlarda, şarkılarda…

Övünerek.

“At bizim, avrat bizim, silah bizim, şan bizim” dedikçe, şiddeti bir karakter özelliğine dönüştürüyoruz.

Sonra dönüp bakıyoruz:

Şanlıurfa, Kahramanmaraş…

İsimlerde şan var, kahramanlık var.

Ama haberlerde: 9 ölü, 19 yaralı.

Demek ki bir ilin başına “Kahraman”, “Gazi”, “Şanlı” koymakla olmuyor.

Bu kadar “kahramanlık” yüklenen bir zihin, sabah kalktığında kimliğini koyacak yer arar.

Bulamazsa, en yakın hedefi seçer: kendi mahallesini.

Ana muhalefet lideri yumruk yediğinde, Kürtler sokakta linç edildiğinde, “tahrik olan vatandaşlarımız” diyorsan…

Artık şiddeti açıklamıyorsun; meşrulaştırıyorsun demektir.

Bu ülkede insanlar Shakespeare okumuyor…

Neticede “Kurtlar Vadisi” izliyor.

Ve herkes kendine bir görev çıkarıyor.

Sonra soruyoruz:

“Sorumlu kim?”

Peki, hesap soruyor muyuz?

Hayır.

Dosya kapanıyor.

“Alınyazısı” deniyor.

İstifa?

Ben hiç görmedim.

Özür?

Ben henüz bir yetkilinin gerçekten özür dilediğini görmedim.

Bazı dosyalar ise kapanmıyor.

Mesela Gülistan Doku.

Ama ilerlemiyor da…

Peki, süreç nasıl gidiyor?

Numan Kurtulmuş diyor ki: “Silahı bıraksınlar, bakarız.”

Sorunu çözmek yerine zamana yayarak seçimlerde avantaj sağlamak istiyorlar.

Kurtulmuş bu açıklamasıyla sürecin selameti için Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nü açmış oldu.

Dünya mı?

Orası da global klinik.

Macaristan seçimlerinin 16 yıllık Viktor Orban’ı yenen Magyar, kazandı. Bizim hava muhalefeti, meteorolojik tahminlere bağladı. “ Orda Magyar kazandıysa, bizde aynısı burada yapabiliriz” sesleri yükseldi.

Trump’a “delirmiş” diyorlar.

Sanki daha önce aklı başındaymış gibi konuşuyorlar.

Liderleri artık politik hâlleriyle değil, ruh hâlleriyle analiz ediyoruz.

Sonuç?

Bu ülkede hiçbir şey tam olarak çözülmediği için,

her şey sürekli yeniden başlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Oktay Candemir Arşivi