İnanç ve sağlık dengesi: Bedenimiz bize emanet
Ramazan ayının ruhu sabır, şifa ve arınmadır. Ancak Diyarbakır’daki hastanelerden gelen son haberler, niyet ne kadar iyi olursa olsun, bedenin sınırlarının zorlandığında faturanın ne kadar ağır olduğunu gösteriyor.
Şu günlerde hastanelerin acil servisleri ve poliklinikleri; oruç tutan kalp, tansiyon ve diyabet hastalarıyla dolup taşıyor. Tam da bu noktada Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cegerxwîn Polat’ın yaptığı açıklama, sıradan bir tıbbi tavsiye değil, kelimenin tam anlamıyla hayati bir uyarı niteliği taşıyor.
Dr. Polat, acillerdeki yoğunluğun kronik hastalardan oluştuğunu belirterek çok acı bir gerçeğin altını çiziyor: Kalp krizi vakaları artıyor. Bir hekim "Kesinlikle tutmamalı" diyorsa, bu ciddiye alınması gereken bir alarmdır.
İbadetlerimizi yerine getirme arzusu elbette kıymetli. Ancak inancımız da bizden kendi canımızı tehlikeye atmamamızı, bedenimize iyi bakmamızı ister. Doktor Cegerxwîn Polat’ın bu uyarısı, hastaların inancını sorgulamak için değil, hayatlarını kurtarmak içindir.
Kronik bir hastalığınız varsa, günde birkaç ilaç içmek zorundaysanız ve kalbiniz yorgunsa; uzman bir hekimin sözü sizin için en doğru rehberdir. İyileşmek için çabalarken, kendi sağlığımızı kendi ellerimizle tehlikeye atmayalım.
Lütfen hekimlerimizin bu hayati uyarılarına kulak verelim. Sağlık, hiçbir şeyi telafi etmek için ertelenebilecek bir mesele değildir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.