Meltem GÖNÜLLÜ

Meltem GÖNÜLLÜ

Diyarbakır isterse…

Diyarbakır isterse…

Diyarbakır’da, bu kadim şehirde adım attığınız her yerde; tarih, kültür ve sanatın her zerresine ne kadar çok nüfuz ettiği açıkça görülür. Medeniyetler Kenti olan Diyarbakır’ımız, Dünya Mirasıdır da aynı zamanda. Yaşamının her alanında bu medeniyetlerden kendine miras kalan kültür ve sanatı en iyi şekilde sergileyen Diyarbakırlı, müstesna kentimizi dünya çapında layık olduğu seviyeye elbette ki getirecektir. Turizm bu açıdan, Diyarbakır için adeta bulunmaz fırsatlar sunmakta. Fakat:

Diyarbakır, turizmi henüz daha tam anlamıyla benimsememiş. Tabi ki her şey zamanla daha da yerine oturacak ve Diyarbakırlı da zamanla turizmin nimetlerinden faydalanacak.

Daha henüz özellikle şehir merkezinde ne o yeterli alt yapı var ne de o yeterli potansiyel! Her şeye ve her türlü imkânsızlığa rağmen; Diyarbakır insanı o eşsiz ve engin hoşgörüsü ve müthiş özverisi ile Diyarbakır’ın makûs talihini değiştirebilir.

Bir düşünün; Saraykapı’dan başlayıp Diyarbakır’ı tarihte bir yolculuk tadında gezmek isteyeceksiniz. Saraykapı’ya giden caddedesiniz:

Önünüze çıkan ilk engel; (özellikle hafta sonları) sağlı sollu kaldırım ve yol işgalleri… Kahveler, kaldırımların dışında yola da masa atmış durumda. Zaten araç park yeri büyük bir sorun. Yürürken de çok zorlanıyorsunuz

Aracınızı bıraktığınız otoparklara da çok dikkat edin, (başıma geldiği için söylüyorum) bazıları plakanızı ve sizi yabancı görünce farklı ve fahiş fiyat talep edebiliyorlar. Sonra, yabancı olmadığınızı anlatın durun…

Aslında Hiç de Zor Değil

Kent merkezini tamamen bir turizm alanına çevirebilmek, o kadar da zor olmasa gerek.

Tabi ki, Büyükşehir Belediyesine bu konuda çok iş düşmekte.

Burayı tamamen trafiğe kapatabilirler. Ve bu alanda yaşlı ve engelliler için küçük elektrikli özel ulaşım araçlarını hizmete sokmak ve tüm işgalleri kaldırmak yenilerine de asla göz yummamak suretiyle güzel işlere imza atabilirler. Vatandaşlarımızın da elini taşın altına koyması gerekmekte, özellikle de esnaflarımızın…

Bilirim; Diyarbakırlı olmak zordur. Bilirim; Diyarbakırlı, merttir. Diyarbakırlı, cömerttir. Coğrafyası gibidir, yüreği yaz sıcağını aratmaz. Yeri geldiğinde de kışı gibi serttir. Dürüst, sözünün eridir.

Söz verip de sözünü tutmayana, dün dediğini bugün unutana, dün yaptığını bugün inkâr edene asla ve asla sahip çıkmaz.

Sen doğru olursan bağrına basar.

Eğri isen vay haline.

Yaşamı adeta bir duygu seli gibidir Diyarbakırlının.

Sevgisini, aşkını, kinini, öfkesini, merhametini hep en uçlarda yaşar.

Tuttuğunu koparır, başarıyı bir kez kafasına koydu mu aşılmaz denilen tüm bentleri aşar. Elbet bunun da üstesinden gelecektir, yeter ki istesin ve yeter ki doğruluğuna inansın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Meltem GÖNÜLLÜ Arşivi