İnce eleyip, sık dokumak gerek…
Son günlerde, başta Diyarbakır kamuoyu olmak üzere Ak Parti Genel Merkezini de oldukça meşgul eden konuların başında İl Başkanları ataması gelmekte. Ankara Genel Merkezdeki kulis faaliyetlerinin yanında, Başkan aday adaylarının çok yönlü bir değerlendirmeye tabi tutulduğu bilinen bir gerçek. Ancak tek bilinmeyen; Genel Merkezin ve yerel siyasi aktörlerin bir araya gelip üzerinde ortak mutabakata varacağı isimler.
Bu arada elbette tatlı çekişmeler de yok değil.
Aday olmasına bile tahammül edemedikleri kişilere karşı teşkilatta adeta bir karşı duruş sergileyen koca koca teşkilat mensubu birkaç kişi; bu düşüncelerini açığa vurmakta da hiçbir sakınca görmüyorlar. Oysaki ( Diyarbakır özelinde söyleyeyim) aday adaylarının hepsi de; en azından onlar kadar siyasi bilgi ve tecrübeye sahiptirler. Belki de kabullenemedikleri durum budur. Sonuç ne olursa olsun, Diyarbakır için en hayırlısı olsun. Diyarbakır’ı doğru okuyan, bu kenti çıkarsız seven, Cumhurbaşkanımızın şu sözünü kendine şiar edinip “BİZ BU MİLLETE EFENDİ OLMAYA DEĞİL, HİZMETKÂR OLMAYA GELDİK” düsturu ile hareket eden ve bu kente gönül veren Başkanlarımızın yolu daima açık olacaktır. Unutmayalım ki; inançla bakan gözler için, en karanlık yollar bile nurla aydınlanır.
Neyse; biraz gülümsemeye ne dersiniz?
Geçtiğimiz günlerde Ak Parti Diyarbakır İl Teşkilatındaki değerli bir yöneticimiz içinde benim de olduğum bir toplulukta “Bekri Mustafa” fıkrası anlatmıştı. Şimdi ben o fıkradan yola çıkarak, başka bir Bekri Mustafa fıkrası ile cevap vermek isterim:
TEMİZLEDİM
Mevlevi, Bekri Mustafa ve Softa yemekten sonra ikram edilen bir tepsi baklava için rüyaya yatarlar. En hayırlı düşü gören baklavayı alacak. Öneri kabul edilir. Yatar, uyurlar. Sabah olunca Sofu :
-Ne düş gördünüz anlatın bakalım? Der.
Mevlevi sikkesini ( Mevlevi başlığı) başına geçirerek :
-Hayırdır inşallah göklere çıktım, der.
Hoca da :
-Ben ise düşümde cennete gittim, der.
Sıra Bekri Mustafa’ya gelir.
Bekri Mustafa :
-Erenler, ben de gece birinizin göklere uçtuğunu, diğerinizin de cennette gezdiğini görünce, artık bunlar fani dünyaya dönmezler diyerek kalkıp baklavayı temizledim! Der.
Siz siz olun; başkalarını eleştirirken dozunuzu kaçırmayın.
Sağlıklı, saygılı ve empati yapılarak ortaya konulan bir eleştiriye amenna…
Hani bir de “ince eleyip sık dokumak” var.
Şimdi Genel Merkezimiz “ince eleyip, sık dokuyor”.
Bu titiz çalışmaların sonucunda Diyarbakır için en hayırlısı ve en doğrusu olacaktır eminim. Bir de Teşkilattaki bazı kafa yapıları değişse keşke…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.