Diyarbakır’da imar planı tartışmalarında unutulan yasal düzenleme: İmar aktarımı
Son günlerde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince alınan bir imar planı kararı; kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı.
Anladığım kadarıyla, Ticari Alana dönüştürülmek istenen Kamusal Alanlar; vakti zamanında Özel Mülkiyetlerin bir parçası oldukları ve ilgili belediyece Kamu Yararı gözetilerek okul, park, spor alanı yapılmak üzere kesinti yapılan ve kamulaştırılmak üzere ayrılan alanlardır,
Aynı konu; Türkiye’mizin diğer illerinde de mevcut olup, sahip oldukları arsalardan belediyelerce kamusal alan adı altında kesinti yapılan belki binlerce vatandaşımız var. İşte onlardan biri de benim.
Antalya ili Döşemealtı ilçemizde benim de böyle belediyelerin ukdesine geçirilen fakat aradan yıllar geçmesine rağmen kamulaştırma bedelleri ödenmeyen, ödenmediği gibi de üzerinde herhangi bir kamusal alan yapılmayan, üstelik her yıl belediyeye emlak vergilerini ödediğim yerlerim var.
Uzun yıllar süren sürüncemeden sonra, bu gibi konularda vatandaşlarımızın hakkını korumak ve yasal bir düzenlemeyle çözüme kavuşturabilmek adına; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesine "İmar Hakkı Aktarımı" tanımı eklenmiş ve Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'te yapılan değişikliklerin 11 Eylül 2025 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanmasıyla uygulama resmen yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme ile kamu alanlarında kalan özel mülkiyetli taşınmazlardaki değerlendirilemeyen inşaat haklarının başka parsellere taşınmasına hukuki zemin sağlanmıştır.
İmar hakkı aktarımı, bir kısmı ya da tamamı kamu hizmet alanında kalan taşınmazların maliklerinin uğradığı mağduriyeti gidermek amacıyla, kullanılamayan yapılaşma hakkının imar planlarıyla belirlenen başka bir parsele ("alıcı parsel") transfer edilmesini sağlayan hukuki ve teknik bir yöntemdir
Ben de bu yasal düzenlemeden yararlanabilmek adına ilgili belediyeye başvurdum. Söz konusu parsellerimde yapılan kesintilerin, sahibi olduğum diğer parsellerime İMAR AKTARIMI yapılarak değerlendirebilmem ve haklarımın korunması için gereken düzenlemelerin yapılmasını talep ettim.
İlgili Belediye; konuyu Çevre ve Şehircilik’e pasladı.
Burada amaç; vatandaşımızın hakkının korunabilmesi ve mağduriyete yol açılmaması ise; bence Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin de Çevre ve Şehircilikle ortaklaşa işbirliği halinde bu konuya bir çözüm yolu bulunması gerekir. Ne demişler; “ Bin bilsen de bir bilene danış”.
Umarım Diyarbakır’ımızda tartışmalara neden olan bu husus, vatandaşlarımızın yüksek menfaatleri gözetilerek Devletimizin ilgili kurumları ve Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşarak en kısa zamanda bir çözüme kavuşturulmasıyla son bulur.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.