Siracettin Çekin

Siracettin Çekin

Süreç neden yine durdu?

Süreç neden yine durdu?

Süreç durdu.

Yapılan son açıklamalar, aslında uzun zamandır hissedilen bir gerçeği açık biçimde ortaya koydu: Bu süreç ya tıkandı ya da en başından itibaren yeterince güçlü bir zemine oturtulamadı.

Sürece dair yaklaşım, yapılan analizler ve kurulan dil dikkatle incelendiğinde; bu girişimin derinlikten ziyade kontrollü ve sınırlı bir çerçevede ilerletildiği açıkça görülüyordu. Baştan itibaren kapsamı dar tutulan, sınırları çizilmiş ve belirli hassasiyetler etrafında şekillenen bu yapı, doğal olarak kendi içinde bir genişleme ve olgunlaşma imkanı bulamadı. Oysa böylesi süreçler, doğası gereği esneklik, cesaret ve karşılıklı güven üretme kapasitesi gerektirir. Bu unsurların eksikliği ise sürecin ilerlemesini değil, yerinde saymasını beraberinde getirdi.

Tarafların birbirinden ne beklediği, hangi noktada uzlaşamadığı ve hangi başlıkların tıkandığı ise kamuoyuna hiçbir zaman açık biçimde yansımadı. İç siyasetin dar alanına sıkışan bilgilerle yetinmek zorunda kaldık. Bu da toplumun sürece olan güvenini zayıflattı.

Oysa bu coğrafyada barış, sadece bir siyasi tercih değil; tarihsel bir zorunluluktur.

Daha önce de benzer süreçler yaşandı.

Umutlandık. Bekledik. Hatta bir dönem, Anadolu’nun dört bir yanında hissedilen bir iyimserlik hakim oldu. İnsanlar ilk defa geleceğe daha az kaygıyla bakmaya başlamıştı. Fakat o umut, somut sonuçlara dönüşemedi.

Şimdi yaşanan süreç ise, geçmişten alınan derslerle daha sağlam ilerlemesi beklenen bir süreçti. Toplumun beklentisi de bu yöndeydi. “Bu kez olabilir” duygusu, sadece bir temenni değil; aynı zamanda bir ihtiyaçtı.

Ancak gelinen noktada görüyoruz ki, umut bir kez daha belirsizliğe bırakılmış durumda.

Barış, sadece tarafların masaya oturmasıyla değil; şeffaflıkla, güvenle ve kararlılıkla mümkün olur. Eğer bu üç temel unsur eksikse, en iyi niyetli süreçler bile zamanla anlamını yitirir.

Bugün yapılması gereken şey, sürecin neden durduğunu açıkça ortaya koymak ve toplumun güvenini yeniden tesis edecek adımları atmaktır. Çünkü barışın sesi gerçekten yükselmezse, sessizliğin içinden her zaman başka sesler çıkar.

Ve o sesler, hiçbir zaman umut taşımaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Siracettin Çekin Arşivi