Aziz Yağan
Sur Belediyesi ve kaldırım işgalleri ve irade
Sur Belediyesi'nin ortak basın açıklaması, kaldırım işgallerinin çözümünü alternatif pazar alanlarına ve yayalaştırma projesine bağlıyor; ancak
işgalin hukuka aykırı olduğunu söylemiyor, bir takvim ya da yaptırım iradesi ortaya koymuyor
(https://x.com/saredariyasur/status/2115475904365522985?s=46&t=GoJ13X0Re6IK_1As2WWl7Q).
Belediye bu açıklamayla, ilçedeki kaldırım işgallerini bitiremediği, bitiremeyeceği ve çözemediği için sorunu zamana yaymak istediği izlenimini veriyor.
Açıklamada, provokasyon yaptığı iddia edilenler teşhir edilmemiş, valilik, kaymakamlık ve diğer idari yönetimlerin işbirliğine, desteğine ya da desteksizliğine değinilmemiş, kararlı bir kamusal duruşa da vurgu yapılmamıştır.
Bu açıklama, sokaklarda kendilerine verilen görevi yerine getirmek ve alınan kararları uygulamak için aktif olarak çalışan, direnen belediye personelini yine zor durumda bırakabilir.
Kaldırımda ürün satmak yasaktır. Ayrıca bir tarihi kent politikası olarak Sur'da bazı cadde ve sokaklar trafiğe kapatılmalı, iş yerlerinin kaldırımı kullanması da tamamen yasaklanmalıdır.
Kaldırım işgalleri yalnızca Sur'da değil, diğer ilçelerde de yaşanmaktadır. Hatta bazı işletmeler, yakındaki park gibi alanları da kendi alanlarıymış gibi kullanabilmektedir. Sur'u anıp diğer yerleri anmamak örtmecedir.
Temizlik konusunda ciddi ve saygıdeğer bir emek veren Sur Belediyesi, yere çöp atılmasıyla baş edememektedir; baş edemez de. Neden? Yoksa toplumumuz, yere çöp atmaktan ve atılmasından, çöp ve kirlilik içinde yaşamaktan rahatsızlık duymayan bir toplum mu? Bazı kişiler, temiz buldukları sokak, kaldırım ve refüjleri neden temiz bırakmıyorlar?
İlçeyi temizlemede elinden geleni yapan belediyenin, kaldırım işgali konusunda da net ve çağcıl olduğuna inanıyorum; ancak yapılan basın açıklaması bunu göstermiyor.
Belediye personeli de, seçmen olsun olmasın her yurttaş da kaldırım işgallerinin suç olduğunu bilir. Ancak Sur Belediyesi Eşbaşkanları, meclis üyeleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı, ilçe belediye eşbaşkanları, Kent Konseyi yönetimi, Sur'da İşgali Önleme Komisyonu, DBP ve DEM Parti il eşbaşkanları ile DEM Parti Sur İlçe Örgütü'nün yaptığı ortak basın açıklamasında bu bilgiye net bir vurguyla yer vermemişlerdir. Açıklamayı yapanları ve açıklamaya katılanları ciddiyete ve kararlı, evrensel bir kamusal duruşa davet ediyorum.
Belediye yasaları uygular; yasaları ihlal edenlere karşı gereksiz bir mahcupluk ve suçluluk duygusu sergileyemez, bu duyguları topluma da aşılayamaz.
Diyarbakır'ın her kaldırımının her santimini yayalara teslim edin lütfen.
Diyarbakır ve bölge, kaldırım işgali yapan satıcılara borçlu değildir. Onlara yer bulmak ve onları memnun etmek gibi bir zorunluluğu da yoktur.
Kaldırımda ürün satmak yanlıştır; dahası, geleceği olmayan bir iş yatırımıdır. Bu nedenle izin vermemek, satıcılara kötülük yapmak ya da ekmeklerini ellerinden almak değil, iyilik yapmaktır.
Yerel yönetimin bu açıkça pasif, çekingen tavrı kaçak inşaatları, kaçak katları, anız yakmalarını vb. ne derece engelleyebilir?
Kaldırımlar yayalara aittir. Belediyelerin görevi kamusal alanı korumak, hukuku uygulamak ve bunu yaparken kişileri değil, hukuka aykırı uygulamaları hedef almaktır.
Kaldırımları ve kamusal alanları korumak, erişilebilir kılmak ve hukuka uygun biçimde yönetmek de belediyelerin sorumluluğundadır.
Tarihi kent dokusunu korumak, yalnızca yapıları ve cepheleri korumak demek değildir.
Kaldırım ve sokakların nasıl kullanıldığı, kamusal alanın kimlere hizmet ettiği de bu korumanın doğal parçalarıdır.
Kent hakkı kavramını telaffuz edip içeriğini bilmemek, dolayısıyla gereğini yapmayı da bilmemek varmış.
Kent hakkı demişken, Kırklardağı'nda yapılan ve kayyım tarafından yıkılan konutlarda kimin kaç dairesi olduğunun Sur Belediyesi tarafından isim isim açıklanmasını rica ediyorum.
Sur, dünya milletlerinin bize eşsiz bir emanetidir; yalnızca milletimize değil, dünya milletine aittir.
MEB’in Zazaca kararında bilimsel gerekçe bekleniyor
19 Eylül 2026 Cumartesi 11:15PISA 2025 sınavına hazırlığın gölgeledikleri
10 Eylül 2026 Perşembe 18:44Diyarbakır’da plastik atık toplama ve değerlendirme
21 Ağustos 2026 Cuma 11:06İlkeler, şiddetsizlik, cezasızlık
11 Ağustos 2026 Salı 16:13Çerçeve yasadaki cezasızlığa sessizlik
10 Ağustos 2026 Pazartesi 14:17Diyarbakır’da İl Emniyet Müdürlüğü’nün kör noktası
01 Ağustos 2026 Cumartesi 12:43Antep’in esnaf sahresi vizyonu
11 Temmuz 2026 Cumartesi 15:55Örgütlü ve örgütsüz oligarşik statüko hapishanesi
04 Temmuz 2026 Cumartesi 14:42Amed oligarşi eğilimi ve komünalsiz Amedspor
02 Temmuz 2026 Perşembe 14:07Bir Platform’un Sivilliği ve Komünalsiz Amed Oligarşisi
26 Haziran 2026 Cuma 19:12
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.