Aziz Yağan

Aziz Yağan

Antep’in esnaf sahresi vizyonu

Antep’in esnaf sahresi vizyonu

Antep dinamik bir şehirdir. Ne yazık ki bu dinamizmin altındaki işçi gerçeği çoğu zaman görünmez.

İster iş insanı, ister öğrenci, ister memur ya da misafir olarak kentte kısa ya da uzun vadede olsa geçici yaşayanlar, bu dinamizmin ve toplumsal dokunun çoğu zaman farkına varamaz. Bu nedenle de kentten ayrılırken Antepliler hakkında eksik ya da önyargılı değerlendirmeler yapma olasılığı artar.

Oysa Antep’in kendine özgü sistemi ve kültürü ancak Anteplilerle birlikte yaşayarak, tartışarak anlaşılabilir. Kentin ekonomik düzeni, çalışma disiplini ve sistemi, dayanışma kültürü ve gelenekleri dışarıdan kısa süreli gözlemlerle kolayca fark edilemez. Bu yapılmadığı sürece ne kentin işleyişi ne de toplumsal karakteri tam anlamıyla anlaşılabilir.

Bu kültürel mirasın önemli örneklerinden biri de yıllar önce uygulanan ancak unutulmaya yüz tutmuş olan ‘esnaf sahresi’ yani ‘esnaf pikniği’ geleneğidir. Geçmişte esnaf, kendi iş kollarına göre birkaç gün dükkanlarını kapatarak topluca dinlenmeye çıkardı (https://www.facebook.com/share/p/1DAHcc2SQk/). Uzun yıllardır terk edilmiş olan bu gelenek, Antep’te yeniden hayata geçirildi.

Dışarıdan bakıldığında sadece ‘metodolojik ve çok çalışan ve ticaret yapan’ bir şehir gibi duran Antep'in, aslında kendi içinde ne kadar dengeli ve derin bir sosyal adalet sistemine sahip olduğunu göstermesi açısından bu gelişme çok önemli.

Yıllık izin kavramı olmayan, haftanın 6 ya da 7 günü günde ortalama 12 saati aşan sürelerle çalışan esnaf ve sanatkarlar (özellikle sanayi siteleri, fırıncılar, imalatçılar) için nefes alacak günler sağlıyor.

Örneğin, küçük sanayi siteleri 9-12 Temmuz tarihleri arasında esnaf sahresi yaptı. Fırıncılar ise kendi aralarında anlaşarak üçer günlük tatil uygulamasına geçti. Diğer iş kollarının da benzer şekilde belirli tarihlerde esnaf sahresi yapması planlanıyor.

Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (GESOB), yıllardır uygulanmayan bu geleneği yeniden hayata geçirirken uygulamayı belirli kurallara bağladı. Belirlenen tarihlerde işyerini kapatmayan esnafın idari yaptırımla karşılaşacağı açıklandı.

Yılda bir kez uygulanan bu toplu tatil, hem işyeri sahiplerine hem de çalışanlara dinlenme fırsatı sunuyor. Özellikle uzun çalışma saatleriyle çalışan esnaf ve işçiler açısından bu birkaç günlük mola; dinlenmek, aileleriyle vakit geçirmek, hobilere ve sosyal hayata zaman ayırmak için önemli bir imkan oluşturuyor. Geçmişte var olduğu bilinen ve aslında esnafın gerçekten bir araya gelip sahre yaptığı bir geleneğin günümüz şartlarına uyarlanarak yeniden canlandırılması yerinde bir uygulamadır.

Vatandaşların mağdur olmaması için aynı iş kolundaki esnafın tatil günleri önceden planlanıyor ve kamuoyuna duyuruluyor. Böylece hem bazı iş kollarında hizmet tamamen kesilmiyor hem de esnaf dinlenme hakkından yararlanabiliyor. Esnek biçimde planlanan bu uygulama, kent yaşamı açısından olumlu bir örnek niteliği taşıyor. Bu nedenle GESOB’u ve uygulamaya destek veren esnafı kutluyorum.

Belki Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği de (DESOB) benzer bir uygulamayı hayata geçirebilir. Yılda birkaç günlük ortak tatil bile çalışanların, emekçilerin dinlenmesine, aileleriyle vakit geçirmesine, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmasına katkı sağlayacaktır.

Esnaf sahresi yalnızca bir tatil uygulaması değildir. Aynı zamanda bir kentin çalışma kültürünü, dayanışmasını ve insanı merkeze alan ekonomik anlayışını yaşatan önemli bir gelenektir. Antep’in bu geleneği yeniden canlandırması, başta Diyarbakır ve diğer bölge kentleri olmak üzere, başka kentlerce de örnek olabilecek değerli bir adımdır.

Eğer bu gelenek Diyarbakır ve çevre illerde de karşılık bulursa; özellikle kayıt dışı ve ağır şartlarda çalışan işçiler için psikolojik ve fiziksel bir dinlenme ve toparlanma dönemi olur (https://www.instagram.com/reel/C_8di-_vVnE/?igsh=enl2Y2E2Z2ZqOHQz). İş güvencesi, iş koşulları ve iş tanımının tartışılmasına sebep olabilir (https://9koy.org/diyarbakirda-ekmek-krizi-kapida-firin-iscileri-greve-hazirlaniyor.html). Esnaf arasındaki ‘ben kapatırsam müşteri yandaki dükkana kaçar’ korkusu da (rekabet baskısı) toplu kararla ortadan kalkar. Şehirlerin yerel kültürleri ve dayanışma bağları yeniden güçlenir.

Esnaf sahresi, Antep’te işçi sorunu olmadığı ya da büyük ölçüde giderildiği anlamına gelmiyor ancak sayısız ağır sorunun arasında önemli bir kazanım olduğu açıktır.
İşçi ve emekçilerin sendikal örgütlüğü sağlanmadan tek taraflı bu adımlar önemlidir ancak geliştirilip güçlendirilmelidir.

Tıpkı Antep’te olduğu gibi sahre günlerinde işçi ücretlerinden kesinti olmamalı, ödenmemesi gündeme gelmemelidir. Bu geleneğin Antep dışında uygulanması sağlanırsa ancak işçi ücreti ödenmezse, ‘patronlar tatile gidiyor, işçiler aç kalıyor’ algısına dönüşür, yeni bir mağduriyet alanı olur ve bu toplumsal huzursuzluğu artırır.

Antep’in geçmişin güzel bir uygulamasını bugünün modern dünyasına entegre ederek hem işçiyi hem de esnafı koruyan bu adımı, ağır çalışma koşullarının ve düşük ücretin devam ettiği öncelikle Diyarbakır ve bölgemize örnek olması gereken bir vizyondur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aziz Yağan Arşivi