Canan Yıldırım

Canan Yıldırım

Diyanetin Kürtçe hazımsızlığı…

Diyanetin Kürtçe hazımsızlığı…

Ağrı’nın Diyadin ilçesinde Kürtçe hutbeye yasak getirilmesi nasıl bir çelişkidir? Hani barış vardı?

Eğer hâlâ Kürt halkının kendi yaşadığı topraklarda dili, kimliği ve hutbesi yasaklanıyorsa burada çok büyük bir çelişki vardır.

Eskiden hutbelerimiz Kürtçe okunurdu. Paralı devlet imamları çok azdı. İnsanlar camiye sadece ibadet etmek için değil, aynı zamanda anladıkları dili dinlemek için giderdi. Hutbeler Kürtçe olduğunda camiler dolup taşardı. Çünkü insanlar duyduğu sözü anlıyor, hissediyor ve kalbine alıyordu. Türkçe hutbe olunca ise çoğu yaşlı insan hiçbir şey anlamadan eve dönüyordu. Defalarca “Hutbede ne anlatıldı bilmiyorum” diyen insanlara şahit oldum.

İnsan anlamadığı bir dili dinlemek zorunda bırakılmamalıdır. Din, insanı Allah’a yaklaştırmak içindir; insanı kendi dilinden utanır hâle getirmek için değil. Allah Kur’an’ı sadece Araplara göndermedi. Allah onu bütün insanlığa gönderdi. Her insanın kendi dilinde okuyup anlaması, araştırması ve ibadet etmesi en doğal hakkıdır.

Bugün Kâbe’nin etrafına baktığınızda yüzlerce millet görürsünüz. Herkes Allah’a kendi diliyle dua ediyor. Kimisi Kürtçe, kimisi Türkçe, kimisi Farsça, kimisi İngilizce… Allah hiçbir kuluna “Sadece şu dili konuş” demiyor. Çünkü Allah dilleri de yaratanın kendisidir. Farklı diller Allah’ın ayeti ve zenginliğidir, tehdit değil.

Bir halkın dilini camiden uzaklaştırırsanız o halk da zamanla camiden uzaklaşır. İnsanlar anlamadıkları bir hutbede nasıl manevi bağ kuracak? Diyanetin yaptığı en büyük yanlışlardan biri de dini halkın anlayacağı dilden koparmasıdır. Bu yaklaşım insanları Allah’tan, camiden ve dinden uzaklaştırıyor.

Ben bir Kürt olarak anlamadığım dilde hutbe dinlemek istemiyorum. Çünkü dinlemek için önce anlamak gerekir. Allah insanı anlayamayacağı bir dille sorumlu tutmaz. Her insan Allah’ın kendisine verdiği dil ile kendini ifade eder.

Bir de yıllardır insanlara “Arapça cennet dili olacak” diye uydurma sözler anlatıldı. Allah milyonlarca insan yaratmış, her kavme ayrı bir dil vermiş. O hâlde neden bütün insanlar tek bir dille sorgulansın? Bu hem akla hem vicdana aykırıdır. Allah adildir; herkesi kendi anlayacağı şekilde hesaba çeker.

Ne yazık ki bugün Diyanetin bazı uygulamaları insanları İslam’dan soğutuyor. Eskiden ilahiyat okuyan insanlara büyük saygı duyulurdu. Şimdi ise birçok insan ilahiyatı değersiz görüyor. İlahiyat okumuş biri olarak üzülerek söylüyorum ki bazen “Keşke okumasaydım” dediğim oluyor. Çünkü dinin özü yerine siyasetin ve baskının öne çıktığını görmek insanın içini acıtıyor.

Dil yasaklamak çözüm değil. İnsanların ana dilinde ibadet etmesine saygı göstermek gerekir. Çünkü bir halkın dili, onun kimliği, hafızası ve ruhudur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Canan Yıldırım Arşivi