Diyarbakır’da yol ve kaldırım çilemiz

Diyarbakır'da ve bölgemizde şehir içi ve şehirlerarası yollar ve kaldırımlar neden yanlış, hızla bozuluyor ve hasarlı? Bu yüzden günlük akışta aşırı aksamalar, doğrudan ve dolaylı kayıplar, randevu ve sağlık kuruluşlarına erişememe gibi telafisi imkansız sonuçlar yaşanıyor.
Bu sorun, bana kalırsa, altyapı işlerini üstlenen şirketler yüzünden yaşanmaktadır. İhale şartnamesinde belirtilen ve şirketin kabul ettiği nitelikte bir iş, bir sonuç göremiyoruz.

Birkaç örnek vereyim..

Diyarbakır'ın birkaç noktasında tren yolu karayolunu hemzemin olarak kesip geçerken eski ilçe otogarı ve Batıkent yakınında, bana göre mühendislik utancı yani ucube iki üst geçide ne gerek var?
Geniş dönel kavşakların kenarında, kaldırımdakine benzer bir yaya yolu neden var ki? Dönel kavşakta yayaların yürüyüş yapması mı özendiriliyor? 'Kürd göbeği' dediğim o dönel kavşakların kaldırılmasını ve refüjlerin de daha dar ve maliyeti az, işlevsel olacak şekilde yeniden düzenlenmesini bir kez daha öneriyorum; bir gün refüje hiç gerek duyulmayan bir kent dileyerek..

Silvan Bulvarında, Akeri yolu (eski Peşmerge kampı) kavşağında yol çalışması yapılıyor ve o yolu kullanmak zorunda olanlar aylardır sorun yaşamaya devam ediyor. O yoldaki trafiği rahatlatmak için yapılması gereken, trafik ışıklarını kaldıracak bir alt ya da üst geçitken yolun her iki tarafına birer şerit daha eklendi ve dahası, sağa ve sola dönüş için 'lüzumundan fazla geriden başlayan' cepler yapıldı. Bunları yapmak için 8 milyon lira bütçe ayrıldığı söyleniyor. Trafik ışıklarını ortadan kaldırmayan yani trafik tıkanıklığını, yavaşlığını gidermeyecek bu çözüm, bana göre kente ayrılan bütçenin nasıl keyfi biçimde harcandığının ve keyfi kazanç elde edildiğinin son örneklerinden biri.
Bölgemizin geri bırakılmışlığı en az yüz yıllıktır. Bu geri bırakılmışlıkta, kamu ihalelerini alan şirketlerin yaptığı işin niteliği tartışılmadıkça, bölgemize ayrılan kıt kaynaklarla yapılan kalitesiz işler hayatımızı felç etmeye, sağlığımıza, canımıza ve malımıza zarar vermeye devam edecek.
Düz bir kent olan Diyarbakır’da hafif raylı sistemlerin bulunmamasının nedeni neler olabilir?
Trafiği zorlayan Silvan yolu ve Dicle Üniversitesi güzergahında Karayolları ile Belediyenin ayrı ayrı yürüttüğü çalışmalar kurumlar arası eşgüdümsüzlüğün son örneklerinden biri..
Bu konuda mutlak sessizlik yok! DEM Parti Milletvekili Serhat Eren, kavşak projelerinin yeterli ödenek ayrılmadığı gerekçesiyle hemzemin 'akıllı kavşak' modeliyle projelendirildiğine dair iddiaları Meclis'e taşıdı. Bu, 'trafik işaretli çözüm yerine alt/üst geçit' önerimle doğrudan örtüşüyor. Aynı önergede, Şanlıurfa Yolu'ndaki alt geçitlerle sağlanan kesintisiz akışın Otogar Kavşağı sonrasında neden sürdürülmediği de soruluyor.
Kentin kaynaklarını, nasıl harcandığını ve neye dönüştüğünü sorgulamayan vatandaşlar ile bu gidişata ortak olan ya da doğrudan izleyen seçilmişler sorunun ana bileşenlerin ikisidir. Bu durum ise, kendi açımızdan en az yüz yıllık değil, yüzlerce yıllık birikimin (toplumsal kabulleniş, siyasal itaat, denetim kültürünün gelişmemesi, kamusal meseleleri sahiplenme eksikliği gibi) sonucu olabilir. Elbette toplumsal kabullenişi eleştirmek, geri bırakılmışlığın sorumluluğunu bölge halkına yüklemek anlamına gelmez. Ancak, geri bırakmada, etkili iç dinamiklerin sessizliği, desteği ve işbirliği tartışılmalıdır.
Sorun, yüklenici kadar projelendirmeden de kaynaklanıyor olabilir; TMMOB, iş yanlış projelendirilmişse, kötü uygulanmışsa ya da işlevsiz kalmışsa bunun raporunu hazırlayabilir.
Uygulamayı denetleyenlerin ve yapılan işi kabul edenlerin sorumluluğunu da gündeme getirelim.
Diyarbakır'da ve bölgede kısıtlı kamu kaynaklarının kullanımı, ihale süreçlerinin niteliği, kurumlar arası eşgüdüm ve toplumsal denetim eksikliğinin sonuçlarından biri de yol, kavşak ve altyapı sorunlarının, mühendislik hatalarının ve kurallara uymamanın eziyetli, telafisiz sonuçlarını bize nesiller boyunca yaşatmasıdır.
Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamusal sorumluluk konusunda eleştirimizi sakınmayalım.
Birileri merkezi ve yerel yönetimlerin ihalelerini yüklenip zenginleşirken ya da zenginleştirilirken, nedense biz daha da kötüleşen, bakımı daha fazla masraf ve işlevsizleşme getiren ve üstelik telafi edilemeyen kamusal alanlara maruz kalan vatandaşlarız..

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Aziz Yağan Arşivi