Fırat Aygen

Fırat Aygen

Dicle/Piran’da GES ile göç ettirme planı mı?

Dicle/Piran’da GES ile göç ettirme planı mı?

GES projeleri gibi enerji üretim yatırımlarının coğrafyamızda kısa vadeli çıkarları gözeten bir perspektifle planlandığının son örneğini, Dicle/Piran ilçemizde bir kez daha görmüş olduk.

Enerji politikalarını bölgede demografik yapıyı şekillendirmenin bir parçası olarak gören anlayış, uzun yıllardır memleketimizde kırsal kalkınmanın önündeki en büyük engellerden birine dönüşmüş durumdadır. Oysa dünyanın birçok yerindeki örneklerde enerji projeleri, sosyoekonomik yükü paylaşmayı esas alan bir yaklaşımla hayata geçirilmektedir. Bölgemizde ise enerji politikaları, yükü paylaşmaktan ziyade orta ve uzun vadede yeni yükler oluşturmaktadır. Yerleşim alanlarının ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi, kırsal üretkenliği zayıflatarak göçe neden olmakta; bu durum ise kentlerdeki gettolaşmanın başlıca sebeplerinden biri hâline gelmektedir.

Dicle/Piran ilçemizde, Yeşilsırt/Bazbend Mahallesi’nin tam kalbinde yaklaşık 4,5 milyar TL değerindeki bir GES projesine ilişkin ÇED raporu askıya çıkarılmıştır. Ancak yerleşim yerinin hemen merkezinde planlanan bu projede, olası riskleri önlemeye yönelik tedbirlerin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir.

Aslında bu projede kapsamlı tedbir planlarının bulunmaması şaşırtıcı değildir. Çünkü yerleşim yerinin tam merkezinde planlanan böyle bir projenin tek gerçek tedbiri, iptal edilmesidir.

Yaşam hakkını dahi tehdit edebilecek ciddi ihmallere yol açacağı belirtilen bu GES projesine karşı yerel kamuoyu geçtiğimiz günlerde güçlü bir tepki göstermiş ve projenin;
• Büyük bir doğa tahribatına yol açacağı,
• Yerleşim alanlarına yakın kurulacak GES’lerin mikroklima etkisi nedeniyle sıcaklığı 4-5 derece artırarak yaz aylarında yaşam koşullarını olumsuz etkileyeceği,
• Mera alanlarının yok edilmesiyle hayvancılığın büyük zarar göreceği,
• Su kaynaklarının kirlenmesi sonucu bölge halkının ciddi biçimde etkileneceği,
• Toprak erozyonuna ve kimyasal atıkların doğayı kirletmesine neden olacağı,

gerekçeleriyle yargıya taşındığı ifade edilmiştir.

Coğrafyamızda enerji politikalarının yerleşim alanlarını hedef alan bir sistematik içerisinde yürütülmesi son derece düşündürücüdür. Doğrudan ve dolaylı etkileriyle yerleşimlerde yaşayan nüfusun zamanla göç etmesine neden olabilecek nitelikteki bu projenin benzeri, 1990’lı yıllarda yine Yeşilsırt/Bazbend’de yaşanmıştır. Kralkızı Barajı’nın yapılmasıyla bölge halkının tarım alanları büyük ölçüde zarar görmüş, Dicle/Piran’ın en büyük yerleşimlerinden biri olan Yeşilsırt/Bazbend’den yıllar içerisinde önemli ölçüde göç yaşanmıştır.

Enerji politikalarının insan yaşamını ve doğal yaşam alanlarını göz ardı etmesinin büyük kayıplara yol açtığı ve uzun vadede ekonomik sisteme daha ağır yükler bindirdiği defalarca görülmüştür. Tarım ve hayvancılığın kalbi olan Mezopotamya’da, Ankara’nın kırsal kalkınma hedefleriyle bağdaşmayan bu enerji projelerinin uzun vadede yine Ankara’ya ekonomik ve sosyal yük oluşturacağı açıktır. Bölgenin temel ekonomik dinamikleri olan tarım ve hayvancılığı ayakta tutan nüfusun göç etmesi, kırsal kalkınma değil, kırsal gerileme yaratmaktadır.

Yerel kamuoyunun bu projeye yönelik mücadelesini sürdürme kararlılığı ortadayken, Ankara’nın yürüyen süreçte bölgeyi PKK sonrasında sermaye elitlerine değil, halkın kendi kaynaklarını sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde kullanabileceği bir anlayışla yönetip yönetmeyeceğinin önemli göstergelerinden biri de Dicle/Piran’daki bu GES projesine ilişkin alacağı karar olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fırat Aygen Arşivi