Siracettin Çekin

Siracettin Çekin

Trump kaybetti, Netanyahu sarsıldı, İran kazandı!

3 Kasım’da Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilen ara seçimler, Amerikan siyasetinde önemli bir kırılmaya işaret etti. Demokratlar, uzun yıllardır kazanamadıkları eyaletlerde önemli başarılar elde ederek Kongre’de çoğunluğu ele geçirdi. Bu sonuç, sıradan bir seçim yenilgisi değil, doğrudan Donald Trump’ın siyasi gücüne verilmiş ciddi bir mesajdır. Amerikan seçmeni, Trump’ın yönetim anlayışına sandıkta itiraz etmiştir.

Bu sonuçların Trump açısından en önemli karşılığı, siyasi hareket alanının daralmasıdır. Artık Beyaz Saray’dan çıkan kararların Kongre’de eskisi kadar kolay karşılık bulması mümkün görünmüyor. Demokratların iki kanatta da çoğunluğu sağlaması, Trump’ın politikalarını denetleme ve yönetimini soruşturma imkânlarını artıracaktır. Hatta süreç yeni bir azil tartışmasına kadar uzanabilir. Kısacası Trump, siyasi anlamda topal ördek konumuna düşmüştür.

Ancak bu seçimleri yalnızca Amerika’nın iç siyaseti üzerinden okumak büyük bir eksiklik olur. Çünkü Amerika’nın aldığı kararlar dünyanın birçok coğrafyasında savaşların ve siyasi dengelerin seyrini değiştirmektedir. Bu nedenle Washington’daki değişimin Orta Doğu’ya yansımaları da kaçınılmazdır. Seçimlerin en önemli kaybedenlerinden biri hiç kuşkusuz Binyamin Netanyahu’dur. Trump’ın en güçlü uluslararası destekçilerinden biri olan Netanyahu, Beyaz Saray’daki siyasi yakınlığın sağladığı avantajları artık aynı rahatlıkla kullanamayacaktır.

İşin bir de İran boyutu var. Bana kalırsa bu seçimlerin stratejik anlamda en kârlı çıkan ülkelerinden biri İran’dır. Bir yerde karşıma çıkan, “İran Amerika’da 35 senatör çıkardı” şeklindeki esprili ifadeye gülümsemeden edemedim. Elbette İran’ın Amerikan Senatosu’nda temsilcisi yok. Ancak esprinin arkasındaki siyasi gerçek oldukça anlamlı. Trump’ın İran’a yönelik politikaları artık daha güçlü bir Kongre denetimiyle karşılaşacak. Bu da Tahran’ın elini bir ölçüde güçlendirecektir.

Düşünsenize, dünyanın farklı bölgelerinde askerî müdahaleleri ve tehditleri dış politikanın aracı olarak kullanan bir Amerikan başkanı, artık kendi ülkesinde ciddi bir siyasi denetimle karşı karşıya. Özellikle İran’la yaşanabilecek muhtemel bir savaşın siyasi ve ekonomik maliyeti daha fazla tartışılacaktır. Belki de bu seçimler, Orta Doğu’da yeni bir savaşın önüne geçebilecek siyasi dengelerin oluşmasına katkı sağlayacaktır.

Uluslararası siyasette bazen bir ülkenin kazanması için diğerinin kaybetmesi yeterlidir. Bu seçimlerde yalnızca Demokratlar kazanmamıştır. Trump’a güvenenler, Netanyahu’nun siyasi çizgisini destekleyenler ve Washington’ın sınırsız gücünden faydalanan anlayış da ciddi bir darbe almıştır. İran ise ortaya çıkan yeni dengelerden kendisine bir hareket alanı oluşturmuştur. Elbette Demokratların her politikasını barışın teminatı olarak görmek doğru olmaz. Ancak Trump’ın siyasi gücünün sınırlandırılması, savaş ihtimallerinin daha fazla sorgulanacağı bir dönemin kapısını aralayabilir.

Bugün gelinen noktada Trump kaybetmiş, Netanyahu’nun dayanakları sarsılmış, İran ise stratejik bir avantaj elde etmiştir. Dünyanın neresinde olursa olsun, savaşın önünü kesecek her gelişme insanlık adına değerlidir. Trump’ın sınırlandırılmasından, Netanyahu’nun siyasi gücünün zayıflamasından ve savaş politikalarının sorgulanacak olmasından memnuniyet duyuyorum. Bunu söylemekten de yazmaktan da büyük bir haz alıyorum. Çünkü insanlığın ihtiyacı daha fazla silah ve savaş değil, akıl, diplomasi ve barıştır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Siracettin Çekin Arşivi