Yahya Öger

Yahya Öger

Eğitim çıkmazı: Sembollerden gerçekliğe

Eğitim çıkmazı: Sembollerden gerçekliğe

“Bir çocuğa bırakılacak en kıymetli miras; ilim, erdem ve güzel ahlâktır."

Eğitim üzerine yapılan her tartışmanın merkezinde bu cümle yer almalıdır. Çünkü eğitimin amacı yalnızca diploma vermek değil; bilgiyle donanmış, erdemli, üretken ve sorumluluk sahibi bireyler yetiştirmektir. Ne var ki mevcut tablo, bu hedefe ulaşmakta hâlâ önemli eksiklikler yaşadığımızı gösteriyor.

PISA 2022 sonuçları bunun en somut göstergelerinden biri. Öğrencilerin %39'u matematikte, %29'u okumada ve %25'i fende temel yeterlilik düzeyine ulaşamıyor. Yaklaşık her beş öğrenciden biri ise üç temel alanda da asgari becerilerden yoksun. Öte yandan üst düzey başarı gösteren öğrencilerin oranı yalnızca %5. Sorun okul sıralarında da bitmiyor. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubunda ne eğitimde ne de istihdamda bulunan gençlerin oranı %23,3'e ulaşmış durumda. Genç kadınlarda bu oran %30,9'a çıkıyor. Bu rakamlar, eğitim ile istihdam arasındaki bağın yeterince kurulamadığını açıkça ortaya koyuyor.

İmam hatip liseleri de bu tablonun bir parçasıdır. Son yıllarda bazı okullarda kontenjanların dolmaması ve öğrencilerin farklı okul türlerini tercih etmesi, eğitim planlamasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Burada amaç herhangi bir okul türünü tartışmaya açmak değil; tüm eğitim kurumlarında kaliteyi yükseltmektir. Asıl mesele okulun adı değil, öğrencisine ne kazandırdığıdır.

Ne yazık ki eğitim politikaları çoğu zaman çözüm üretmek yerine ideolojik tartışmaların gölgesinde kalıyor. İktidarın zaman zaman yapısal reformlardan çok sembolik adımları öne çıkardığı yönünde eleştiriler yapılırken, muhalefetin de toplumun dini hassasiyetlerini gözeten, bilimsel niteliği güçlü ve uygulanabilir bir eğitim vizyonu ortaya koymakta yetersiz kaldığı ifade ediliyor. Oysa eğitim, günlük siyasetin değil, ortak geleceğin meselesidir.

Benzer durum sendikalar ve eğitim paydaşları için de geçerlidir. Okullarda öğrencilerin ibadet ihtiyacını karşılayacak mescitlerin bulunması doğal ve meşru bir haktır. Ancak eğitim politikası yalnızca bunun üzerinden şekillenemez. Aynı kararlılıkla modern laboratuvarlar, donanımlı atölyeler, güçlü kütüphaneler, temiz okul ortamları ve öğretmenlerin özlük hakları da gündemin ön sıralarında yer almalıdır. Semboller önemlidir; fakat yapısal reformların yerine geçemez.

Türkiye'nin ihtiyacı sadece sınav kazanan gençler değildir. Dürüst, adaletli, üretken ve meslek sahibi bireylere ihtiyaç vardır. Esnafından teknisyenine, çiftçisinden mühendisine kadar her alanda iş ahlakını benimsemiş insan kaynağı güçlü toplumların en büyük sermayesidir. Bu nedenle ilim, erdem ve güzel ahlâk; teknik beceri ve üretim kültürüyle birlikte verilmelidir.

Mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Almanya'nın dual eğitim modeli, Singapur'un yetenek odaklı sistemi ve Finlandiya'nın mesleki eğitime verdiği değer bunun başarılı örnekleridir. Türkiye de dijital dönüşüm, yapay zekâ, yeşil ekonomi ve sanayinin ihtiyaçlarına uygun bir mesleki eğitim reformunu hayata geçirmek zorundadır. Aynı zamanda dürüstlük, emeğe saygı, adalet ve sorumluluk gibi değerler de eğitimin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Çocuklarımıza erdemi, değerler eğitimini ve ahlâkı ilimle harmanlayarak öğretmeliyiz. Çünkü bu bütünlük, hayat boyu yol gösteren en büyük mirastır. Böyle yetişen gençler yalnızca iyi bir meslek sahibi olmaz; aynı zamanda hakka riayet eden, üreten, topluma güven veren ve inandığı değerleri hayatına yansıtan bireyler hâline gelir.

Eğitimde başarı; okul türleri üzerinden yürütülen tartışmalarla değil, öğrencilerin kazandığı beceriler, istihdam oranları ve topluma sağladıkları katkıyla ölçülmelidir. Türkiye'nin ihtiyacı, ideolojik kamplaşmaların ötesinde; ilmi, erdemi ve güzel ahlâkı aynı potada buluşturan uzun vadeli bir eğitim vizyonudur.

Çünkü bir çocuğa bırakılacak en kıymetli miras, ilim, erdem ve güzel ahlâktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yahya Öger Arşivi